Etiketi ‘keşkeler olmasa keşke’ Olan Yazılar
Ağladım…
Salı, Haziran 22, 2010 18:00 1 YorumHaberi aldığımda trafikteydim, “abinin babası öldü” dediler, yutkundum.
Gözlerim çizgifilmlerdeki küçük kızlarınki gibi yaşla doldu bir anda.
Ne kadar tanımasam da, kızgın da olsam, abime ve anneme yaşattıkları için…
Ben bugün abimin babasına ağladım…
Abimi aradım “Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver” dedim, “Sağol abiş, (ben minicikken ona abiş dediğim için o da bana öyle hitap ediyor halen) hallediyoruz [...]
Toprak değil mi, erkeni geçi…
Çarşamba, Mart 31, 2010 11:00 1 YorumYaşam adil değil, ölüm ondan da beter.
Acı ama beklenen bir ölüm haberini almıştım dün, kurtuldu demiştik hepimiz, ailesi bile… 21 senedir beklenen ama bir türlü gelmeyen, acı çektiren ölüm, 21 sene eziyet içinde yaşattıktan sonra gelebilmişti.
Ve bu sabah, uykumu bölen o telefon.
“Kızımı çok özlüyorum” sözleri yankılandı kulaklarımda. Kalbimi biri ufaladı attı sanki bir kenara.
Ben yine [...]
Umarım Buluşmuşsunuzdur Bir Yerlerde!
Pazartesi, Şubat 1, 2010 13:34 14 YorumBir fırsatını yakalayıp gidip görecektim onu, hatta bahçede oynarız koştururuz diye bile düşünüp hayal kurmuştum. Yine, bir kez daha ben o fırsatı yaratamadan olan oldu.
Diyorum, bağlanma hiçbir şeye, sevme. Kimseyi sevme. Kimseyi özleme. Ne kedi, ne köpek, ne kuş, ne insan. Bırak birileri bir yerlerde birilerini sevsinler, özlesinler, kaybetsinler, üzülsünler. Sen sadece kendinle yaşa ve [...]
Bir Kırıklık Var Üzerimde!
Cuma, Kasım 6, 2009 12:49 8 YorumKimseyle konuşmak istemiyor canım (bir kişi hariç) ama birileriyle konuşunca da iyi geliyor bazen.
Bazen hiçbir şey olmamış gibi, hayatımda hiçbir şey değişmemiş gibi havadan sudan konuşasım geliyor, ama bazen de çok sinirleniyorum bu –mış gibi durumlara.
Ölümden, yaşamdan, başsağlığından, üzgünümlerden kaçasım geliyor, kaçıyorum da. Ya da kaçtığımı sanıyorum çünkü beynimin içinde bir sürü ses yankılanıyor. Bir [...]
Sığamıyorum Üç Kıçı Kırık Kolinin İçine…
Cuma, Ekim 9, 2009 22:23 7 YorumBir yatak, bir televizyon ve sadece bir sarmanla adım atmıştım bu eve.
Gündüzleri yatağı duvar kenarına çekip, yastığı duvara doğru dayadığımda oturma odam, geceleri orta yere çektiğimde yatağı, yatak odam oldu bir süre bu salon. Pencerelerimde temizliğe yardıma gelirken arkadaşımın getirdiği perdeler tutuşturulmuş, yereyse aceleyle bir yapı marketten aldığım kilim atılmıştı.
Ufak ufak, özenerek yaptım her şeyi. [...]
Beş…
Salı, Eylül 1, 2009 22:15 24 YorumBeş farklı başlık yazdım bu yazıya…
Böyleyim hep. Önce yazının başlığını bulur, o başlığa göre yazarım her yazımı.
Beş farklı başlık yazdım ard arda, yazdım, sildim, yazdım, sildim.
“Korkuyorum, Korkuyorsun Diye…”
“Ait Olmadığın Bir Yere Ait Olma İsteği…”
“Elektrikler Hiç Kesilmesin!”
“Böyle de Yaşanır…”
“İnsan Neresiyle Sever Tam Olarak?”
yazdım, sildim… yazdım, sildim… yazdım, sildim…
Yazamadım…
Susuşmak geldi içimden, hiç susuşmadığımız zamanları düşünerek…
Ertelemeye Gelmiyor Hayat…
Perşembe, Ağustos 20, 2009 23:33 1 YorumNasıl da güzel bir kasktı ona aldığım!
Tam istediği gibi, simsiyah, üzerinde omzundan koluna uzanan dövmenin aynısının bulunduğu, özel yapım ve bir köşesinde minicik, aramızda artık parola olan “Nefes Al!” yazan, enfes bir kasktı.
Aslında kıl olmuştuk başlarda birbirimize. Bu yüzden epeyce de ertelemiştik, göz göze gelmeyi. Aynı grubun içinde uzun uzun yok saymıştık birbirimizi. O bana, [...]






