<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tüm masallarım ayağımın taşa takılmasıyla bitti! &#187; çocukluk</title>
	<atom:link href="http://www.kerizella.com/tag/cocukluk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kerizella.com</link>
	<description>Yine de &#34;bisiktirgit&#34; demedim hiç bi prense...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 20:20:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yokuşta Çamaşır Leğeni, Ayağımda Isıtılmış Kiremit</title>
		<link>http://www.kerizella.com/yokusta-camasir-legeni-ayagimda-isitilmis-kiremit.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/yokusta-camasir-legeni-ayagimda-isitilmis-kiremit.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 12:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[En çok kar yağdığı zaman farkımız kalmıyordu birbirimizden. Bazılarımız orta halli ailelerin çocuklarıydık, bazılarımızsa oldukça fakir ailelerin. Kolejde okuyanlarımız da vardı, beşten terk edip babasının atölyesinde çalışmaya başlayanlarımız da.
Fırsat buldukça aynı sokaklarda birlikte kurardık oyunlarımızı; ama hiç bir zaman kar yağdığında olduğumuz kadar eşit olmadık.
Pinokyo bisikleti olanlarımız vardı içimizde, ya da BMX marka bisikleti olanlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En çok kar yağdığı zaman farkımız kalmıyordu birbirimizden. Bazılarımız orta halli ailelerin çocuklarıydık, bazılarımızsa oldukça fakir ailelerin. Kolejde okuyanlarımız da vardı, beşten terk edip babasının atölyesinde çalışmaya başlayanlarımız da.</p>
<p>Fırsat buldukça aynı sokaklarda birlikte kurardık oyunlarımızı; ama hiç bir zaman kar yağdığında olduğumuz kadar eşit olmadık.</p>
<p>Pinokyo bisikleti olanlarımız vardı içimizde, ya da BMX marka bisikleti olanlar. Bazılarımızınsa hiç bir zaman bisikleti olmadı. Bir turluğuna birbirimize kiralayıp ana-babalarımızdan azar bile işitirdik bazen. Bisikletimize başkasını bindirdiğimiz için değil, arkadaşımızdan para almaya kalkıştığımız için.</p>
<p>Kar yağdı mı akşamdan başlardık ertesi günün hayalini kurmaya. Ertesi gün, tutmuşsa yerleri kar, kaptığımız gibi annelerimizin, teyzelerimizin çamaşır leğenlerini, soluğu yokuşun başında alırdık. Sabahtan akşama kadar o leğenler parçalanana, akşam olup da büyükler de eğlencemize katılana kadar sürerdi kar keyfi. En sonunda çeke çeke götürürlerdi eve her birimizi. Kimimiz koluna bir çimdik yer, kimimiz kopan leğen parçasıyla terbiye edilirdik. Arsızdık.</p>
<p>Kar yağdı mı, binbir hatıra canlanır benim aklımın gözünde. Kar arkadaşlarım gelir aklıma. Onlarla aynı mahallede oturmadığım halde yine de mahalle arkadaşlarım. Her kar yağışında Mecidiyeköy’de mahsur kalıp, sığındığım teyze evinde edindiğim arkadaşlarım. Oturmaya her gidişimde, eve dönmemize 10 dakika kala yalandan uyuma numarası yapıp, zorla misafir olduğum teyze evinde, yılda 3 kez kutladığım doğum günümde bana civciv hediye eden arkadaşlarım. Bayram ziyaretlerini daima yatılı olarak yaptığım ve şekerlerimizi paylaştığımız arkadaşlarım. Gültepe’li çocuklar&#8230;</p>
<p>Ve teyzemin evi. Benim her kar yağışında içimi ısıtan, içimi acıtan ev. Filiz Ablam!</p>
<p>Kar altında evcilik oynarken ayaklarımızın donuşu. Ayaklarımıza ısıtılmış kiremit koydukları gün.</p>
<p>Sobanın üstünde kestane, közünde patates, ayva pişirişimiz. İyi pişmiş tarafını bana ayırışı.</p>
<p>Altında yattığımız soba borusunun akıttığı kurum. Kurum, Filiz Ablamın yüzüne damladı diye, sabah karnımızı tuta tuta gülüşümüz.</p>
<p>Beni üşenmeden omuzlarında taşıyışı, omuzlarında gülerken altıma işemişliğim olduğu halde!</p>
<p>Hayatımda ilk kez Taksim’e gidişim, İstiklâl’de yürüyüşümüz. Her defasında yediğimiz, son yıllarda önünden geçerken sadece hüzünle bakabildiğim Beyoğlu Çikolatacısı.</p>
<p>Kar da yağsa, okullar tatil de olsa, hâlâ annelerinin çamaşır leğenini kapıp dışarı fırlasalar da çocuklar, gözümün önüne geldiğinde yaşanmıyordur böylesi artık diye hissettiren hatıralar.</p>
<p>Neleri anlatacaktım, neler geldi aklıma, kar deyince&#8230;</p>
<p>Yokuşta çamaşır leğeni, ayağımda ısıtılmış kiremit, soba közünde patates kokusu&#8230;</p>
<p>Ve haber bültenlerinde bir felâket haberi, gazetelerde manşet, son nefesinde Pamuk Prenses: Ablam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/yokusta-camasir-legeni-ayagimda-isitilmis-kiremit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
