Etiketi ‘Ben nasıl Kerizella oldum?’ Olan Yazılar
Yokuşta Çamaşır Leğeni, Ayağımda Isıtılmış Kiremit
Cumartesi, Ocak 23, 2010 14:52 5 YorumEn çok kar yağdığı zaman farkımız kalmıyordu birbirimizden. Bazılarımız orta halli ailelerin çocuklarıydık, bazılarımızsa oldukça fakir ailelerin. Kolejde okuyanlarımız da vardı, beşten terk edip babasının atölyesinde çalışmaya başlayanlarımız da.
Fırsat buldukça aynı sokaklarda birlikte kurardık oyunlarımızı; ama hiç bir zaman kar yağdığında olduğumuz kadar eşit olmadık.
Pinokyo bisikleti olanlarımız vardı içimizde, ya da BMX marka bisikleti olanlar. [...]
İki Kapılı Spor Bir Arabayla Aşk Arasındaki İlişki
Cuma, Ocak 8, 2010 1:42 14 YorumDün gece çok huzursuz uyudum. Huzursuz uyuduğum gecelerde olduğu gibi sabah da huzursuz uyandım. Çünkü tüm geceyi beni sabahki huzursuzluğuma hazırlayan rüyanın içinde geçirdim. Tüm gece uyanmak istedim, uyanamadım.
Yola koyuldum öğlene doğru, Anadolu Yakasından Avrupa Yakasına. Radyoda son günlerde kanıma işleyen, nefis bir müziği, insanın içine dokunan sözleriyle, Bendeniz-Harun Kolçak düeti olan “Biri Var” çalıyordu. [...]
Yol Arkadaşım…
Perşembe, Ocak 7, 2010 13:07 Yorum YokArdında güç aldığın biri var diye yürümek soluk soluğa ve ardına bakıp orada olup olmadığını kontrol bile etmeyecek kadar güvenmek birine.
Ne zordur, bir an sadece bir an, baktığında onun çoktan başka bir yola doğru yürüyüp gittiğini görmek. Ardında olmadığını görmek… Öylece kalmak bilmediğin yollarda, tek başına.
Hoşçakal yol arkadaşım…
Hello Kerizella! Ayvanapileyegeym!
Çarşamba, Ocak 6, 2010 22:03 4 YorumKerizella olmak böyle bir şey işte! Sabırla, günleri saya saya Ekim’i bekle. Ekim gelsin ama sabırla beklediğin filmin vizyona girişi ileri tarihe atılsın.
Sonra vizyona girsin ve sen ha gittim ha gidicem derken, bir gün bir de bak ve gör ki, kala kala Bağcılar’da kalmış gösterim sadece.
Kaderine lanet ederek, yaşamaya devam et.
Aklından çıkarama seyredememiş olmanın acısını.
Sonra [...]
Seni Hiç Unutmayacağım İkibindokuz!
Çarşamba, Aralık 30, 2009 11:05 3 YorumSevgili getirdin, bebekler getirdin, dostlar getirdin.
Getirdiklerine sevinmeme fırsat tanımadan, bir sürü şey götürdün.
Utanmadın, sıkılmadın.
Senin yüzünden “Nasıl geçti ikibindokuz?” diye sorulduğunda bile gözlerim doluyor.
Defol git, arkana bile bakmadan.
“Çocukların İnandığı Yalanlar Esasında Gerçek”
Pazar, Aralık 27, 2009 16:01 7 YorumHangi seneydi hatırlamıyorum. İspanyol paça kotlar modaydı yeniden. Hesap edin işte.
Okuyordum, kendi çapımda. Ve çalışıyordum. Okumaya da çalışmaya da mecburdum. Bir seçim hakkım olsa, daha doğrusu birinden vazgeçmem gerekse, okumayı bırakıp çalışmaya devam edecek kadar ahmak bir ergendim. Okula gittiğimden herkesin haberi vardı, çalıştığımı ise sadece ben biliyordum.
İkisini bir arada yürütmeye çalışırken (üstelik bir yandan [...]
“Kaybetmeyi Öğrenmeliydin Kızım”
Pazartesi, Aralık 21, 2009 0:05 20 YorumGeçen gün otururken öyle, ben kucağımda bilgisayarım, annem dizlerinin üzerinde elişi, Armut dişlerinin arasında annemden aşırdığı yumakla, televizyonda bir kız çocuğu kıpkırmızı, üzeri beyaz puantiyeli bir topla oynayarak gülümsüyordu.
“Benim de böyle bir topum vardı” dedim iç çekerek.
Bir piknik dönüşü kaybetmiştim. Belki 4, belki de 5 yaşındaydım. Güneşli, sıcak, eğlenceli bir günün acı hatırasıydı o beyaz [...]
Ertelemeye Gelmiyor Hayat…
Perşembe, Ağustos 20, 2009 23:33 1 YorumNasıl da güzel bir kasktı ona aldığım!
Tam istediği gibi, simsiyah, üzerinde omzundan koluna uzanan dövmenin aynısının bulunduğu, özel yapım ve bir köşesinde minicik, aramızda artık parola olan “Nefes Al!” yazan, enfes bir kasktı.
Aslında kıl olmuştuk başlarda birbirimize. Bu yüzden epeyce de ertelemiştik, göz göze gelmeyi. Aynı grubun içinde uzun uzun yok saymıştık birbirimizi. O bana, [...]






