<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tüm masallarım ayağımın taşa takılmasıyla bitti! &#187; Ben nasıl Kerizella oldum?</title>
	<atom:link href="http://www.kerizella.com/tag/ben-nasil-kerizella-oldum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kerizella.com</link>
	<description>Yine de &#34;bisiktirgit&#34; demedim hiç bi prense...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 20:20:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Büyük Kedinin Günlüğü</title>
		<link>http://www.kerizella.com/buyuk-kedinin-gunlugu.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/buyuk-kedinin-gunlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:40:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tırışka]]></category>
		<category><![CDATA[özledim sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Ökkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[keşkeler olmasa keşke]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Al!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=580</guid>
		<description><![CDATA[
Birinci Gün
Annem bugün elinde bir kutuyla geldi. Önce bana oyuncak getirdi sandım ama apar topar kutuyu yatak odasına götürüp kapıyı da kapadı. Yanımdan geçerken şöyle bıyıklarımı titrete titrete kokladım. Korktuğum başıma gelmese bari!
İkinci Gün
Dünden beri deli gibi her yeri kokluyorum. Bir şey değil, tik kalacak. Odanın kapısının altından aldığım kokuya da bakılırsa, kesin bir iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="../wp-content/uploads/2010/09/okkesim.jpg"><img title="okkesim" src="../wp-content/uploads/2010/09/okkesim.jpg" alt="" width="483" height="322" /></a></p>
<p><strong>Birinci Gün</strong><br />
Annem bugün elinde bir kutuyla geldi. Önce bana oyuncak getirdi sandım ama apar topar kutuyu yatak odasına götürüp kapıyı da kapadı. Yanımdan geçerken şöyle bıyıklarımı titrete titrete kokladım. Korktuğum başıma gelmese bari!</p>
<p><strong>İkinci Gün</strong><br />
Dünden beri deli gibi her yeri kokluyorum. Bir şey değil, tik kalacak. Odanın kapısının altından aldığım kokuya da bakılırsa, kesin bir iş çeviriyor bu kadın! Genel hali de bir tuhaf zaten. Ökkeş, Ökkeş diyerek gezerdi evde, dünden beri -ne demekse- Armut, Armut diyor. Canı meyve mi çekiyor ne? Canııım annemmm.</p>
<p><strong>Üçüncü Gün</strong><br />
Canı çıksın! Eve bebek kedi getirmiş hain kadın! Armut dediği şey de oymuş meğer. İsme bak hizaya gel, Armut! Bir lokmada yutarım ben onu.</p>
<p><strong>Dördüncü Gün</strong><br />
Bir bıraksalar atlayacağım üzerine de, kontrol altındayız. Tam usul usul yaklaşıyorum ensesine, hooop kucaklayıp kaçırıyorlar. Bu arada kardeşim oluyormuş bu çelimsiz. Benim gibi dalyana, böyle kardeş, olacak şey değil, rezalet! Kafası patim kadar ya!</p>
<p><strong>Beşinci Gün</strong><br />
Dur ya günlük. Galiba iyi bir şey bu kardeş işi. Bir yalıyorum, bir yalıyorum kafasını, aklın durur. Gözlerini de yalamak istedim ama bağırdı. Zaten patim kadar boyu, böyle bir patimle basıyorum üzerine, yala babam yala. Arada annem gelip alıyor gerçi elimden ama olsun. Bugüne kadar bana aldığı en güzel oyuncak diyebilirim.</p>
<p><strong>Altıncı Gün</strong><br />
Yakaladığım yerde ısırmazsam bana da Ökkeş demesinler! Küçük beyin paraziti var diye bana da iğrenç bir şey içirdiler. Gitsin bu, gitsin! İstemiyorum!</p>
<p><strong>Yedinci Gün</strong><br />
Yok, yok günlük, vazgeçtim kalsın. Bacaksızın bir lezzetli mamaları var ki, arkasını döndüğü an koca tabağı mideye indiriyorum. Tabağın boşaldığını görünce kuyruğu diken diken oluyor, oh olsun!</p>
<p><strong>Sekizinci Gün</strong><br />
Buyur buradan yak! Mamasını saklıyorlar benden, yetmez gibi bir de benim mamama dadandı haylaz. Aldığım terbiye gereği, yemek yerken ve su içerken dokunmuyorum ama tepelemem yakındır.</p>
<p><strong>Dokuzuncu Gün</strong><br />
Ay ne gıcık bir şeymiş bu ya! Bit kılıklı, bacaksız, yer elması! Gidip yatağın arkasına giriyor, çıkaramıyorum. Mamadan da olduk zaten. Bir de pis ki, tuvaletini yapıyor, kapatmadan çıkıyor. Bıktım valla, günde 50 kere kaka kapatmaktan. Tavşan gibi küçük küçük 5 ayrı noktaya yapıyor bir de her seferinde. Suyu ısındı bunun!</p>
<p><strong>Onuncu Gün</strong><br />
Yorgan gitti kavga bitti! Desem de inanma günlük! Balkondan attım bunu, fark etmesinler diye epey uğraştım ama anında anladılar. Geceyi yatak odasında tek başıma geçirdim. Annem sürekli ağlıyor, Armut’um diyor başka şey demiyor. Offf off, ters tepti!</p>
<p><strong>Onbirinci Gün</strong><br />
Bir balkon sefamız vardı, bücürü attık ondan da olduk, iyi mi? Sürekli kapı çalıyor. Kurtlu Armut’u görmeye geliyorlar, resmen havada parende atıp, sırtüstü kendi eksenimde döndüm, kimse ilgilenmedi.</p>
<p><strong>Onikinci Gün</strong><br />
Bu işin en iyi tarafı ne biliyor musun günlük. Annem artık, beni şekilden şekle sokup fotoğrafımı çekmeye çalışmıyor. Pek rahatladım!</p>
<p><strong>Onüçüncü Gün</strong><br />
Skandal! Armut’un bir internet sitesinde uygunsuz fotoğrafları yayınlanmış. Nasıl bir iş aldık başımıza Yarabbi!</p>
<p><strong>Ondördüncü Gün</strong><br />
Bugün annemi onun göbeğini öperken yakaladım. Yıkıldım günlük! Üstelik o kadar da pis kokuyor ki, buna rağmen öpüyor ya, öpüyor!</p>
<p><strong>Onbeşinci Gün</strong><br />
Her şeye ortak oldu! Kullanmadığım yatağı ve tırmalama tahtasını ona bağışlamıştım zaten. Ama yok, kıskanç böcek, geldi benim koltuğumu tırmaladı. Perdeyi de yırtmış! Öyle de pis bir yerden yırtmış ki, önceki yırtıklara hiç uymuyor! Sürekli perdenin etrafında geziyorum annem olacak kadın görsün diye ama yok! Dur şuraya bir kusayım da, iş çıksın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/buyuk-kedinin-gunlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalnızken Kedi İle Girilen Diyaloglar</title>
		<link>http://www.kerizella.com/yalnizken-kedi-ile-girilen-diyaloglar.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/yalnizken-kedi-ile-girilen-diyaloglar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:20:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[özledim sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=572</guid>
		<description><![CDATA[Ökkeş, kalorifer tepesinde iki ayağının üzerine kalkmış, duvarda asılı duran tabloyu pati darbeleriyle bir sağa bir sola sallar durur.
Alev: “Ökkeeşş, bırak onu düşüreceksin!”
Ökkeş: …………
Alev: “Kime diyorum yaaa, bıraksana, in oradan aşağı, kaldırma beni ayağa!”
Ökkeş: …………
Alev: “Oğlum, yapmasana ya anlamıyor musun(!), sana söylüyorum!”
Ökkeş: …………
Alev: “Off, naparsan yap yaa senle mi uğraşacağım şimdi?”
Ökkeş: …………
* * *
Alev, ayak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/09/yastikyorgan.jpg"><img class="size-medium wp-image-573 alignleft" title="yastikyorgan" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/09/yastikyorgan-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a>Ökkeş, kalorifer tepesinde iki ayağının üzerine kalkmış, duvarda asılı duran tabloyu pati darbeleriyle bir sağa bir sola sallar durur.</p>
<p>Alev: “Ökkeeşş, bırak onu düşüreceksin!”</p>
<p>Ökkeş: …………</p>
<p>Alev: “Kime diyorum yaaa, bıraksana, in oradan aşağı, kaldırma beni ayağa!”</p>
<p>Ökkeş: …………</p>
<p>Alev: “Oğlum, yapmasana ya anlamıyor musun(!), sana söylüyorum!”</p>
<p>Ökkeş: …………</p>
<p>Alev: “Off, naparsan yap yaa senle mi uğraşacağım şimdi?”</p>
<p>Ökkeş: …………</p>
<p>* * *</p>
<p>Alev, ayak seslerini duyarak kapının iç kısmında bağıran Ökkeş’e seslenerek, bir yandan doğru anahtarı bulmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Ökkeş: “Maauuuuuuiiii”</p>
<p>Alev: “Oğğğluuum, ben geldiiiiim. Dur anahtarı bulayım giricem içeri.”</p>
<p>Ökkeş: “Beeeeuuuuu”</p>
<p>Alev: “Tamam kuzum ağlama, bak kapıdayım, az bekle.”</p>
<p>Ökkeş: “Booouuuuuvvv”</p>
<p>Alev: “Ay bi sakin ol yavrum yaa, kırk tane anahtar var, napayım?”</p>
<p>Ökkeş: “Moooouuuuvv”</p>
<p>Alev: “Ay senin o küçük kulaklarını yerim beennnn, nasıl da duyar da konuşurmuş benimle.”</p>
<p>Komşu Adam: “İyi günler Alev Hanım, bir sorun mu var?”</p>
<p>Alev: “Ehem, şey, yoo, Ökkeş yani şey kediyle konuşuyorum da”</p>
<p>Komşu hızlı adımlarla evine girer ve kapısını kapatır.</p>
<p>* * *<br />
Ökkeş, uyku mahmuru gözleri kısık kısık dolanmaktadır.</p>
<p>Ökkeş: “Ggggrrrrrr”</p>
<p>Alev: “Oyy benim küçük danamın uykusu mu gelmişşşş.”</p>
<p>Ökkeş: “Ggrrrrraaaa”</p>
<p>Alev: “Gel bi göbüşünü seveyim senin”</p>
<p>Ökkeş: “Mrrrrr”</p>
<p>Alev: “Ay yerim tüylü yaratık seni, hanimiş göbüşü, bıcıbıcıbıcı”</p>
<p>Ökkeş: Haarttt!</p>
<p>Alev: “Ne ıssırıyosun bee! Adam gibi söylesene!”</p>
<p>* * *</p>
<p>Alev, eve girer ve henüz ayakkabılarını çıkaramadan Ökkeş üzerine tırmanmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Alev: “Neler yaptın sen bakayım ben yokken?”</p>
<p>Ökkeş: “Miiuuvv” (En sevimli ses tonuyla)</p>
<p>Alev: “Aaaa, suyunu dökmüşsün ama?!”</p>
<p>Ökkeş: “Miiuuvv” (En sevimli ses tonuyla)</p>
<p>Alev: “Ay bu ne Ökkeş ya? Neden yere attın kitapları?”</p>
<p>Ökkeş: “Miiuuvv” (En sevimli ses tonuyla)</p>
<p>Alev: “Olamaaazz! Bu kağıtlar lazımdı Ökkeş, neden parçaladın ki bunları?”</p>
<p>Ökkeş: Pııırrr. (Devekedisi, perdenin altına kafasını sokar, geri kalanı dışarıdadır.</p>
<p>* * *</p>
<p>Ökkeş: Tıııkkıııırttt, tık tık tık, tııkkıırrtt, pıtır pıtır pıtır pıtır, baaaaam (Plastik topunu parkenin üzerinde sürmekte ve sonrasında iyi bir sıçrayış yaparak, duvardaki saate pati atarak yere sert bir iniş gerçekleştirmiştir.)</p>
<p>Alev: “Oğlum, gel buraya seninle konuşalım.”</p>
<p>Ökkeş: Pıtır pıtır pıtır pıtır, baaaaam!</p>
<p>Alev: “Gel buraya dedim, bak aşağıda insanlar yaşıyor, gelirlerse seni ensenden tutar bahçeye fırlatıverirler, bunu ikimiz de istemeyiz değil mi?”</p>
<p>Ökkeş: Pıtır pıtır pıtır pıtır, baaaaam!</p>
<p>Alev: “Bak sokağa attırırlarsa seni sonra beni suçlamak yok, ben seni uyardım.”</p>
<p>Ökkeş: Pıtır pıtır pıtır pıtır, baaaaam!</p>
<p>Alev: “Sen beni anlamıyosun galiba?!”</p>
<p>* * *</p>
<p>Bir kez bile kendi yatağında yatmayan Ökkeş, durumu abartmış, ayaklarıyla yataktan aşağı ittirerek düşürmeye çalışmaktadır.</p>
<p>Alev: “Ya şimdi ben insanlık yaptım, seni ayak ucuma aldım diye mi bu hareket?”</p>
<p>Ökkeş: “Iıııııııııuuvv”</p>
<p>Alev: “Saçmalama Ökkeş! Bak çok kararlı ve sert bir ses tonum var! Saç-ma-la-ma! Biraz mantıklı ol(!?!) Burası benim yatağım.</p>
<p>Ökkeş: İttirmeye devam ederek “Iıııııııııuuvv”</p>
<p>Alev: “Yahu ben mi ineyim sepete? Hasta mısın sen, ittirmesene!”</p>
<p>Ökkeş: İttirmeye devam ederek “Iıııııııııuuvv”</p>
<p>Alev: “Tamam, ben içeri gidiyorum, sen burada yat ama bu son bak, bir daha olmasın!”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/yalnizken-kedi-ile-girilen-diyaloglar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırılan Kanatlara Rağmen Uçmak&#8230;</title>
		<link>http://www.kerizella.com/kirilan-kanatlara-ragmen-ucmak.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/kirilan-kanatlara-ragmen-ucmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 19:24:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=541</guid>
		<description><![CDATA[Diş etlerim acıyor, dişlerimi sıkmaktan&#8230; Gizli gizli, kuytularda ağlama huyumu atamadım üzerimden, biliyorum atamayacağım da. Rahatlatan tek şey var, yazmak&#8230;
Elinde büyüdüğüm, düşüp dizimi kanattığımda annemden önce eteğine sarıldığım, bir gece telefonda titreyen sesimi duyup otobüse atladığı gibi soluğu İstanbul&#8217;da alan, bana ta Adanalardan, özene bezene yaptığı içliköfteleri gönderen, &#8220;kızım&#8221; dediğinde içimi titreten&#8230;
Cuma gecesi kafamı kaldırıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş etlerim acıyor, dişlerimi sıkmaktan&#8230; Gizli gizli, kuytularda ağlama huyumu atamadım üzerimden, biliyorum atamayacağım da. Rahatlatan tek şey var, yazmak&#8230;</p>
<p>Elinde büyüdüğüm, düşüp dizimi kanattığımda annemden önce eteğine sarıldığım, bir gece telefonda titreyen sesimi duyup otobüse atladığı gibi soluğu İstanbul&#8217;da alan, bana ta Adanalardan, özene bezene yaptığı içliköfteleri gönderen, &#8220;kızım&#8221; dediğinde içimi titreten&#8230;</p>
<p>Cuma gecesi kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım, adını andım: Sevim Annem! Hastalığının iyice ilerlemiş olması ve elimizden hiçbir şey gelmemesinin verdiği çaresizlikle düşündüm onu.</p>
<p>Annem, &#8220;Şükran&#8217;la Sevim beni çok üzdüler&#8221; dedi bu akşam. Şükran, teyzem, Ökkeş&#8217;ten 1 gün önce göçüp giden. Sevim, annemin can yoldaşı, 50 küsür senelik arkadaşı, benim manevi annem. Bu laf üzerine annemin yüzüne bakıp ağlamamak için ısırdığım dilim acıyor halen.</p>
<p>Kanatlarımız kırılıyor sürekli. Kanatlarımızın kırılmasına rağmen uçuyoruz, bazen istikrarlı, bazen sağa sola çarparak, bazense kırarak başka kanatları&#8230;</p>
<p>Babam öldüğünde Görgülü Pastanesinin börekleri tadını kaybetti, ablam öldüğünde Beyoğlu Çikolatası.</p>
<p>Teyzemle beraber el açması börekler.</p>
<p>Ve şimdi içliköfteler tadını ve anlamını kaybetiler.</p>
<p>Gitgide bozuluyor ağzımın tadı, her kanadım kırıldığında&#8230; Ben yine de uçmaya çalışıyorum, mecburen.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/kirilan-kanatlara-ragmen-ucmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağladım&#8230;</title>
		<link>http://www.kerizella.com/agladim.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/agladim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 15:00:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[keşkeler olmasa keşke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=534</guid>
		<description><![CDATA[Haberi aldığımda trafikteydim, &#8220;abinin babası öldü&#8221; dediler, yutkundum.
Gözlerim çizgifilmlerdeki küçük kızlarınki gibi yaşla doldu bir anda.
Ne kadar tanımasam da, kızgın da olsam, abime ve anneme yaşattıkları için&#8230;
Ben bugün abimin babasına ağladım...
Abimi aradım &#8220;Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver&#8221; dedim, &#8220;Sağol abiş, (ben minicikken ona abiş dediğim için o da bana öyle hitap ediyor halen) hallediyoruz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haberi aldığımda trafikteydim, &#8220;abinin babası öldü&#8221; dediler, yutkundum.</p>
<p>Gözlerim çizgifilmlerdeki küçük kızlarınki gibi yaşla doldu bir anda.</p>
<p>Ne kadar tanımasam da, kızgın da olsam, abime ve anneme yaşattıkları için&#8230;</p>
<p><strong>Ben bugün abimin babasına ağladım.</strong>..</p>
<p>Abimi aradım &#8220;Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver&#8221; dedim, &#8220;Sağol abiş, (ben minicikken ona abiş dediğim için o da bana öyle hitap ediyor halen) hallediyoruz biz&#8221; dedi. Neşeli konuşmaya gayret ediyordu ama, tanımaz mıyım, 32 senedir yanıbaşımda o, hayatımdaki en kıymetlim, sesi titriyordu.</p>
<p>Telefonu kapadıktan sonra bıraktım kendimi, hüngür hüngür ağlamaya başladım.</p>
<p><strong>Tıpkı dedem öldüğünde &#8220;babamın babası öldü&#8221; diye ağladığım gibi ağladım&#8230;</strong></p>
<p>Abimin babamdan sonra (ki hayatında yaşadığı en büyük acıydı onun da, babamı kaybetmek)  ikinci kez baba acısını yaşamış olmasına ağladım.</p>
<p>Doyasıya vakit geçiremediği, tanıyamadığı ve kendisini 25 sene hiç aramamış babasına son borcunu ödemeye sesi titreyerek gidişine ağladım.</p>
<p>Babamın ölümünden 12 sene sonra gelen &#8220;Abinin babası ortaya çıkmış, abini aramış bulmuş.&#8221; haberinden sonra, bana çoktan ölmüş babamın geri geleceğini düşündüren o bir anlık hayal ve aynı anda yaşadığım hayal kırıklığına ağladığım gibi ağladım.</p>
<p><strong>Ben bugün abime ağladım&#8230;</strong></p>
<p>Ve bir kez daha, anne-babaları yüzünden hayal kırıklığı yaşayan ne kadar çocuk varsa yeryüzünde, kucaklamak istedim hepsini.</p>
<p><strong>Ben bugün ağladım&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/agladim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manavların bile kitabı var artık!</title>
		<link>http://www.kerizella.com/manavlarin-bile-kitabi-var-artik.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/manavlarin-bile-kitabi-var-artik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 20:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[BDÖA]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[PuCCa]]></category>
		<category><![CDATA[PuCCa Günlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yaklaşık 15 sene önceydi. Beyoğlu&#8217;ndaki sahaflardan birini gezerken buldum onu. Babamın henüz 25 yaşındayken çıkardığı, içinde aşktan, hayattan, siyasetten ve kendi kişisel tarihinden bahsettiği şiir kitabıydı.
O günlerde ben, elime geçen her fırsatta, henüz acısı içimde taptaze olan babamı araştırıyor, her yerde ona ait bir iz arıyordum. Yıllarım, hem de çok uzun yıllarım böyle geçti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/05/puccagunluk.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-528" title="puccagunluk" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/05/puccagunluk-214x300.jpg" alt="" width="214" height="300" /></a>Bundan yaklaşık 15 sene önceydi. Beyoğlu&#8217;ndaki sahaflardan birini gezerken buldum onu. Babamın henüz 25 yaşındayken çıkardığı, içinde aşktan, hayattan, siyasetten ve kendi kişisel tarihinden bahsettiği şiir kitabıydı.</p>
<p>O günlerde ben, elime geçen her fırsatta, henüz acısı içimde taptaze olan babamı araştırıyor, her yerde ona ait bir iz arıyordum. Yıllarım, hem de çok uzun yıllarım böyle geçti. Gittiğim her ilin halk kütüphaneleri, Ankara&#8217;nın Milli Kütüphanesi hep bu amacıma hizmet etti. Eski gazetelerdeki köşe yazıları, hakkında çıkmış haberler, kendi çıkardığı gazeteler ve bazılarını sadece 1 sayı yaşatabildiği dergilerin kopyaları&#8230; Son olarak gazetedeki ölüm ilanı. Ona ait ne varsa topladım.</p>
<p>Bundan yaklaşık 7 sene öncesiydi. Ankara&#8217;dan yani Milli Kütüphaneden yeni gelmiş, elimde bazı gazetelerin fotokopileri ile öylece oturuyordum. Herkesin yazdığı kadar şiir yazıyordum ben de ve tam 25 yaşımdaydım.</p>
<p>Bir yayınevinde editör olan bir arkadaşıma bahsettim babamın kitabını bulduğumdan. Bundan tam 50 sene önce, henüz 25 yaşındayken çıkarmış bu kitabı. Babamın benim yaşımdayken hissettiklerini görebilmek harika bir duygu, dedim ona.</p>
<p>Bana hemen bir teklifte bulundu. 25 yaşımdaydım ve babamdan tam 50 sene sonra, ilk yarısında O&#8217;nun şiirleri olan, ikinci yarısında ise benim şiirlerimin yer alacağı bir kitaptı bu teklif. Bir baba ve kızın 25 yaş şiirleri olacaktı. Satmayacaktı en başından biliyordum, zaten sözleşmeyi imzalarken de hiçbir telif hakkı istemediğimi belirtip, satılan kitaplardan da 5 kuruş almadım. Satılmaz dediğim kitaplar da, her bir arkadaşımın 20&#8242;şer, 50&#8242;şer adet almaları sayesinde epeyce satıldı.</p>
<p>O gün, yani kitap fikrinin ortaya atıldığı gün, o zamanlar arkadaşım hatta dostum sandığım birini aradım ağlayarak. Babamla benim yıllar sonra bir şeyi paylaşmamız demekti bu kitap. Buluşmamız demekti. Bir kapakta ikimizin adı yazacaktı yanyana&#8230;</p>
<p><strong>&#8220;Manavların bile kitabı var artık!&#8221; </strong>dedi telefonda, dostum sandığım insan. O günden sonra da gözünü nasıl bir hırs bürüdüğünü her fırsatta gösterdi bana, koptuk.</p>
<p>* * *</p>
<p>Ben PuCCa&#8217;yı hiç tanımam, diyemem. Yüzyüze uzun uzun sohbetlerimiz olmamış olsa da, kısacık bir görüşmede, sanalda uzun uzun sohbetlere bedel muhabbetlerde, satır aralarında saklı hayal kırıklıklarında, pek çok zaman ardına saklandığı &#8220;delilik&#8221; durumunda, akım diyecekken bokum diyen hesapsız kitapsız tavırlarında bir sürü yediğim içtiğim insanda göremediğim şeyi gördüm: samimiyeti.</p>
<p>Kitabının çıkacağını ilk duyduğumda, burnum yandı. Benimle beraber çok çekirdek bir kadronun da aynı şeyleri hissettiğini biliyorum. Onun heyecanı, mutluluğu, hevesi benim yıllar önce duyduğum ile aynıydı. Bir iz bırakabilmek, kimse satın almasa, okumasa bile, kendi kitaplığında o kitabın varlığı kimbilir nasıl mühimdi onun için.</p>
<p>Ben bu kitabın yolunun açık olacağına, sanılandan fazla satacağına, başka baskılarının da yapılacağına, yayınevinin PuCCa&#8217;ya, hadi kızım ikincisini yaz, diyeceğine, PuCCa&#8217;nın adının sadece sanal alemde değil, pek çok yerde anılacağına yürekten inanıyorum. Çünkü o diline dolayanların dediği gibi seks değil, samimiyet yazıyor.</p>
<p>Ve inanın, samimiyseniz, manav bile olsanız, &#8220;patatesle yapılan yetmişdört yemek&#8221; isimli bir kitap yazın, sevilirsiniz. Yine de kalkar bazı kasaplar, sinirini alıyorum bahanesi ile sizi döverler.</p>
<p><a href="http://www.idefix.com/kitap/kucuk-aptalin-buyuk-dunyasi-pucca-gunluk-pucca/tanim.asp?sid=WUCY50MD2A2ADZB3UQIG&amp;referer=78903" target="_blank">Pucca Günlük </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/manavlarin-bile-kitabi-var-artik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüreğinde Bir Çocuk Taşıyan Tüm Kadınlara…</title>
		<link>http://www.kerizella.com/yureginde-bir-cocuk-tasiyan-tum-kadinlara%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/yureginde-bir-cocuk-tasiyan-tum-kadinlara%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 14:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balo]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif ayrımcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[Anneme kendi başıma aldığım ilk hediye, birkaç çengelli iğne idi. İlkokula gidiyordum ve aslında cebimdeki parayla daha anlamlı bir şeyler alabilecekken, nedense gidip birbirine kenetlenmiş çengelli iğneler almıştım. O gün ne düşünmüştüm hatırlamıyorum bu hediyeyi seçerken.
Tek hatırladığım annemin hediye paketini açtığı an, yüzünde kocaman bir gülümseme ile bana sıkı sıkı sarılmasıydı. O gün annemi o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/05/kedikedi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-521" title="kedikedi" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/05/kedikedi-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a>Anneme kendi başıma aldığım ilk hediye, birkaç çengelli iğne idi. İlkokula gidiyordum ve aslında cebimdeki parayla daha anlamlı bir şeyler alabilecekken, nedense gidip birbirine kenetlenmiş çengelli iğneler almıştım. O gün ne düşünmüştüm hatırlamıyorum bu hediyeyi seçerken.</p>
<p>Tek hatırladığım annemin hediye paketini açtığı an, yüzünde kocaman bir gülümseme ile bana sıkı sıkı sarılmasıydı. O gün annemi o birkaç çengelli iğne ile mutlu edebilmiştim. Yıllar yıllar geçtikten sonra kerametin çengelli iğnelerde değil, bende olduğunu ancak anlayabilmiştim.</p>
<p>Kendi annemden sonra hayat bana pek çok başka anne sayesinde de pek çok şey öğretti. Anneler, her zaman hayatımın merkezinde oldular. Önce çok yakın dostlarım, sonrasında mesleğim gereği, hayatlarının en anlamlı günlerini paylaştığım sırdaşlarım oldular.</p>
<p>Her doğumda, bebeklerini ilk gördükleri an gözlerinde beliren ifadelerle o kadınlar, bana <strong>dünyanın daha yaşanabilir bir yer</strong> olduğunu anlattılar.</p>
<p>Bazen, kendi doğurmadığı çocuklara anne yüreğini sonuna dek açan annelerden öğrendim evrenin sırrını, bazense asla doğuramayacağı gerçeğini bir kenara bırakıp, karnında değil yüreğinde bir bebek, bir çocuk büyütmenin asaletini gördüm anne dostlarımda.</p>
<p>Bir anne şefkati ile, insan, kedi, kuş, köpek yavrusu farketmeksizin yüreğini, emeğini karşısındakinin ayaklarına seren nice kadınlarda gördüm merhameti.</p>
<p>Anne olsun, olmasın ya da hiç olamayacak olsun, yine de içinde, ta o bebeklik dönemlerinden kalan,<strong> oyuncak bir arabayı bile dizinde pışpışlayarak uyutmaya çalışma içgüdüsü</strong>dür bizi farklı kılan.</p>
<p>Seneler evvel (kendini, sohbetini pek özlediğim) sevgili hocam Nebi Ceylan’ın bana yazdıklarıyla bitirmek istiyorum.</p>
<p>“Kaç yaşında olursanız olun ve hangi işte çalışıyorsanız çalışın: İster öğrenci, ister ev kadını, ister başka bir işin emekçisi; ister sadece yaşam savaşçısı&#8230; Evli veya bekar olun veya dul veya nişanlı, sözlü; hatta çocuk&#8230; Bu dünyayı güzelleştirensiniz: Kadın! Ana olsanız da henüz olmasanız da hiç olmayacak olsanız da, Cennet biraz da namusun ta kendisi olan alın terinize saygıdan ve emeğinizin ödülü olarak ayaklarınızın altına serilmiştir; öyle inanıyorum. Annemin, eşimin, kızımın, kız kardeşimin, kız torunumun&#8230; ve sizin varlığınız mutluluğumdur. Bütün insanlık gibi ben de gölgenizde yaşıyorum. Sizlere sonsuz sevgi, saygı, minnet!”</p>
<p>Yüreğimizdeki çocuk(lar) hiç terk etmesin bizleri…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/yureginde-bir-cocuk-tasiyan-tum-kadinlara%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toprak değil mi, erkeni geçi&#8230;</title>
		<link>http://www.kerizella.com/toprak-degil-mi-erkeni-geci.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/toprak-degil-mi-erkeni-geci.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 08:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[keşkeler olmasa keşke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Yaşam adil değil, ölüm ondan da beter.
Acı ama beklenen bir ölüm haberini almıştım dün, kurtuldu demiştik hepimiz, ailesi bile&#8230; 21 senedir beklenen ama bir türlü gelmeyen, acı çektiren ölüm, 21 sene eziyet içinde yaşattıktan sonra gelebilmişti.
Ve bu sabah, uykumu bölen o telefon.
&#8220;Kızımı çok özlüyorum&#8221; sözleri yankılandı kulaklarımda. Kalbimi biri ufaladı attı sanki bir kenara.
Ben yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam adil değil, ölüm ondan da beter.</p>
<p>Acı ama beklenen bir ölüm haberini almıştım dün, kurtuldu demiştik hepimiz, ailesi bile&#8230; 21 senedir beklenen ama bir türlü gelmeyen, acı çektiren ölüm, 21 sene eziyet içinde yaşattıktan sonra gelebilmişti.</p>
<p>Ve bu sabah, uykumu bölen o telefon.</p>
<p>&#8220;Kızımı çok özlüyorum&#8221; sözleri yankılandı kulaklarımda. Kalbimi biri ufaladı attı sanki bir kenara.</p>
<p>Ben yine geç kaldım. Bu kaçıncı bilmiyorum. Yine geç kaldım. O hayal ettiğimiz Ordu tatilini bir daha asla aynı keyifle hayal edemeyeceğiz bile. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.</p>
<p>Genç yaşta kalp krizi ile gelen ölümler zaten beni darmadağın ederken, onu da bu şekilde kaybetmek&#8230; Aklım almıyor.</p>
<p>Kardeşim, kardeş kadar yakınım Bahadır. İki küçük çocuğu ve yeniden zor bela kurduğu düzeninin tadını çıkaramadı.</p>
<p>Çok yazık oldu <img src='http://www.kerizella.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':-(' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/toprak-degil-mi-erkeni-geci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Özlediğim İçin Utanıyorum Kedi!</title>
		<link>http://www.kerizella.com/seni-ozledigim-icin-utaniyorum-kedi.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/seni-ozledigim-icin-utaniyorum-kedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 18:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[özledim sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=452</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece yine rüyamda gördüm onu; 1 hafta sonra öleli 5 ay olacak olan kedim, Ökkeş&#8217;i. Daha önce rüyamda gördüğümde bir türlü yanıma gelmiyor, hep uzaktan bakıyordu bana. Dün gece, öldüğünden beri ilk kez, rüyamda sarmaş dolaş olduk. Küsmüş bana, barışıyorduk.
Kendimden utanarak, ağlayarak, kalbimin üzerinde kocaman bir ağırlıkla uyandım. Uzun zaman, çok uzun zaman hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-453" title="IMG_3233" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_3233-200x300.jpg" alt="IMG_3233" width="160" height="240" />Dün gece yine rüyamda gördüm onu; 1 hafta sonra öleli 5 ay olacak olan kedim, Ökkeş&#8217;i. Daha önce rüyamda gördüğümde bir türlü yanıma gelmiyor, hep uzaktan bakıyordu bana. Dün gece, öldüğünden beri ilk kez, rüyamda sarmaş dolaş olduk. Küsmüş bana, barışıyorduk.</p>
<p>Kendimden utanarak, ağlayarak, kalbimin üzerinde kocaman bir ağırlıkla uyandım. <strong>Uzun zaman, çok uzun zaman hem de, hiçbir şey bu kadar yüreğime oturmamıştı.</strong> Hiçbir şey bu kadar canımı yakmamıştı. Hayatımda ilk kez ölümü kabullenmem bu kadar zor oldu, hatta belki de kabullenemedim halen.</p>
<p>&#8220;Bir kedi için&#8221; halen bu derece içimin yanıyor olmasından utandım, utanmaya da devam ediyorum. Bu yüzden saklıyorum ağladığımı herkesten.</p>
<p>Aylardır ne zaman bilgisayarımda sakladığım fotoğraflarına rastlasam, bakışlarımı başka yere çevirip hızla kapatıyordum klasörleri. Bugün ilk kez, tek tek tüm fotoğraflara bakabildim. Yeniden kucağımda olduğunu, yeniden benimle oyunlar oynadığını, bilgisayarımın üzerinde yatıp beni güldürdüğünü düşündüm, durdum.</p>
<p><img class="size-medium wp-image-455 alignleft" title="IMG_3228" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_3228-300x200.jpg" alt="IMG_3228" width="300" height="200" /></p>
<p>Bir ara geceleri uyumadan önce, onun o tatlı hallerini düşünüp içimi ferahlatmaya bile çalıştım. Ama ne zaman onu düşünecek olsam, o kocaman taş geldi oturdu kalbimin üzerine. Son saatlerini, bana acı çektiğini söyler gibi miyavlamasını, gecenin 3&#8242;ünde kaskatı olmuş bedenini havluya sarıp yollara düşüşümüzü ve onu ellerimle toprağın altına bırakışımı atamadım hafızamdan. O güzel hatıraların orta yerinde pat diye geliverdi gözümün önüne o anlar hep.</p>
<p>Yıllardır savunduğum &#8220;birini en son nasıl görürsen, hafızanda hep öyle kalıyor&#8221; tezimi doğrulamış oldum. Misal, Hatice&#8217;yi hep balkonda bana el sallarken, babamı ölmeden bir kaç saat evvel öpeyim diye yanağını uzatırken, ablamı -ne yazık ki- tabutun içinde hatırlıyorum hep. Bir sürü güzel hatıranın arasında, bu son görüntüler gelip çakılıveriyor beynime.<img class="alignright size-medium wp-image-456" title="IMG_8015" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8015-200x300.jpg" alt="IMG_8015" width="160" height="240" /></p>
<p>Evet utanıyorum aslında. Yaşadığım bir sürü başka sıkıntı varken, kedime ağlamaya, onu özlemeye devam etmek, utandırıyor beni. Aslında utandığım kısım, ayıplanma ihtimalim. Ben de pek çok insan gibi, başkalarının ne düşüneceğini düşünmeden edemiyorum sanırım.</p>
<p>Yine de elde değil, gerçekten uzun zamandır hiçbir şey bu kadar yüreğime oturmamıştı.</p>
<p>Sanırım uzun zamandır hiçbir şey, onun kadar çok bana ait olmamıştı. Hiçbir şey, onun kadar basit şeylerle güldürmemişti yüzümü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/seni-ozledigim-icin-utaniyorum-kedi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kerizella Olmak, Hassas Dişlere Sahip Olmak Demektir!</title>
		<link>http://www.kerizella.com/kerizella-olmak-hassas-dislere-sahip-olmak-demektir.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/kerizella-olmak-hassas-dislere-sahip-olmak-demektir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 17:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[BDÖA]]></category>
		<category><![CDATA[Bal Kabağı]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[Colgate]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hassasiyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Bazı yazılarda (bunda da elbette) bir etiket var &#8220;Ben nasıl Kerizella oldum?&#8221; diye. İşte bu etiketin size getireceği tüm yazılar (ve elbette henüz yazılmamış olanlar) bana Kerizella&#8217;lık ve dişlerde hassasiyet olarak geri döndüler.
Sinirden, hırstan, üzüntüden dişlerimi sıktığım için mi yoksa yapısal mı tam olarak bilmiyorum, ancak ilk olarak annemin beyin ameliyatı olduğu gün, durduk yere, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı yazılarda (bunda da elbette) bir etiket var &#8220;Ben nasıl Kerizella oldum?&#8221; diye. İşte bu etiketin size getireceği tüm yazılar (ve elbette henüz yazılmamış olanlar) bana Kerizella&#8217;lık ve dişlerde hassasiyet olarak geri döndüler.</p>
<p>Sinirden, hırstan, üzüntüden dişlerimi sıktığım için mi yoksa yapısal mı tam olarak bilmiyorum, ancak ilk olarak annemin beyin ameliyatı olduğu gün, durduk yere, öylece otururken hastanenin bahçesinde &#8220;şakır şakır&#8221; kanamaya başlamıştı diş etlerim.</p>
<p>Nasıl berbat bir duygu olduğunu anlatamam. Halen zaman zaman üzüldüğümde yaşadığım bu durum bana, sıcak, soğuk hatta ne yazık ki bazen tatlı yiyecek ve içeceklerde nefis bir diş hassasiyeti armağan etti.</p>
<p>Lafın özü, az önce eve geldim ve bir de ne göreyim masamda bir paket. Colgate göndermiş. (Laf aramızda biraz dişlerimi sıkarak geldim eve, canım sıkkındı.) Bu bir işaret mi dedim hemen ve paketi açtım.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-358" title="Colgate" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/02/Colgate-300x90.png" alt="Colgate" width="300" height="90" />Sanırım gerçekten işaretti <img src='http://www.kerizella.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Colgate bana, hassas dişler için yeni <a href="http://www.colgatesensitiveprorelief.com.tr/home" target="_blank">Colgate Sensitive  Pro-Relief</a> ürününü göndermiş. Diş macunu ve ağız gargarasından oluşan harika bir kit. Ağız gargarası zaten hem sürekli mobil olduğumdan hem de sigara içtiğimden sürekli kullandığım bir üründü. Şimdi bu ürünün hassas dişler için özel olarak üretilmiş olanını kullanmak çok daha iyi olacak.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/kerizella-olmak-hassas-dislere-sahip-olmak-demektir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Umarım Buluşmuşsunuzdur Bir Yerlerde!</title>
		<link>http://www.kerizella.com/umarim-bulusmussunuzdur-bir-yerlerde.html</link>
		<comments>http://www.kerizella.com/umarim-bulusmussunuzdur-bir-yerlerde.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:34:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kerizella</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kırık Değnek]]></category>
		<category><![CDATA[Sorgulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ben nasıl Kerizella oldum?]]></category>
		<category><![CDATA[keşkeler olmasa keşke]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[Marul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kerizella.com/?p=350</guid>
		<description><![CDATA[Bir fırsatını yakalayıp gidip görecektim onu, hatta bahçede oynarız koştururuz diye bile düşünüp hayal kurmuştum. Yine, bir kez daha ben o fırsatı yaratamadan olan oldu.
Diyorum, bağlanma hiçbir şeye, sevme. Kimseyi sevme. Kimseyi özleme. Ne kedi, ne köpek, ne kuş, ne insan. Bırak birileri bir yerlerde birilerini sevsinler, özlesinler, kaybetsinler, üzülsünler. Sen sadece kendinle yaşa ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-351" title="oba" src="http://www.kerizella.com/wp-content/uploads/2010/02/oba-300x200.jpg" alt="oba" width="270" height="180" />Bir fırsatını yakalayıp gidip görecektim onu, hatta bahçede oynarız koştururuz diye bile düşünüp hayal kurmuştum. Yine, bir kez daha ben o fırsatı yaratamadan olan oldu.</p>
<p>Diyorum, bağlanma hiçbir şeye, sevme. Kimseyi sevme. Kimseyi özleme. Ne kedi, ne köpek, ne kuş, ne insan. Bırak birileri bir yerlerde birilerini sevsinler, özlesinler, kaybetsinler, üzülsünler. Sen sadece kendinle yaşa ve sadece kendinle uğraş. Bırak, üzülen sen olma.</p>
<p>Böyle zamanlarda &#8220;sevmek ve özlemek&#8221; duygularının ne kadar kutsal ve insanı besleyen şeyler olduğunu reddedesim geliyor. Böyle durumlarda başka insanlar gibi, &#8220;Abi kedi köpek değil mi, sokakta binlercesi var, siktir et, tohumuna para mı saydın&#8221; diyebilmek istiyorum. Böyle durumlarda umurumda olmasın hiçbir şey ve hiçbir kayıp, kaldığım yerden devam edebileyim istiyorum.</p>
<p>Edemiyorum. Ben hep kalıyorum o yerde. Yüreğime dert oluyor.</p>
<p>Daha 2 gün önce ne kadar şanslı olduğunu konuşmuştuk Marul&#8217;un. 19 Mayıs 2009 günü (bu yüzden ilk adı Bayram olmuştu), kuyruğu hemen arkamdaki arabanın tekerinin altında kalmıştı ve ben o gün onu oradan almasaydım, ya başka bir araba ezecekti ya da pusuda bekleyen kargalardan biri kapacaktı onu. Aldım, baktım, yuva aradım.</p>
<p>Onu Bursa&#8217;ya götürmek için olmadık yöntemler denedim ve sonra hayatımın en güzel yolculuklarından birini yaptık onunla ve insanın kedi olup yaşayası geleceği kadar güzel bir eve, harika bir bahçeye ve gerçekten onu sahiplenen iki insana kavuştu. O çelimsiz, ürkek kedi inciği gitti, yerine bambaşka bir kedi geldi. Ama artık Marul yok <img src='http://www.kerizella.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ardımızda bir sürü kırık parçamızı bırakarak yaşamaya devam ediyoruz. Ve her geriye dönüp baktığımızda canımızı yakıyor kırıklar&#8230;</p>
<p>Gerçekten insanlar için de hayvanlar için de ölümden sonra da yaşamın olduğuna dair kanıtlara ihtiyacım var!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kerizella.com/umarim-bulusmussunuzdur-bir-yerlerde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
