Sığamıyorum Üç Kıçı Kırık Kolinin İçine…

Bir yatak, bir televizyon ve sadece bir sarmanla adım atmıştım bu eve.

Gündüzleri yatağı duvar kenarına çekip, yastığı duvara doğru dayadığımda oturma odam, geceleri orta yere çektiğimde yatağı, yatak odam oldu bir süre bu salon. Pencerelerimde temizliğe yardıma gelirken arkadaşımın getirdiği perdeler tutuşturulmuş, yereyse aceleyle bir yapı marketten aldığım kilim atılmıştı.

Ufak ufak, özenerek yaptım her şeyi. Kornişleri takarken hiç ağır gelmedi matkap, tavanın tozunu yuttum. Sabahlara kadar puzzle yapar gibi bir araya getirdim tahtaları, sehpalarım, masam, kitaplığım oluştu. Evin içi doldukça, daha çok sevdim yaşadığım yeri.

Belki bin kez yerlerini değiştirdim kitapların. Belki bin kez düşündüm babadan kalma o tabloyu asacağım yeri.

tablo

Gün geçtikçe sevdim evimi. Uykusuz ve korku içinde geçen gecelere rağmen alıştım. Çocukların, kediler balkona çıksın diye attıkları taşları… Üst kattaki teyzenin abuk istekleriyle kapımı çalışını… Kedi kaçıyor diye balkon kapısını hiç açamayışımı… Zırt pırt bozulan uydu ayarlarını… Sevdim…

daktilo

Usul usul taşıdım evimi, usul usul yerleştim. Farkına bile varmamışım çoğaldığımın. Bugün üst üste dizilmiş kolileri gördüğümde nasıl da şaşırdım.

Bir yatak, bir televizyon ve sadece bir sarmanla adım atmıştım bu eve. Şimdi nasıl taşınacak bunlar dediğim kolilerle dolu bir odam.

Her şey sığdı kolilere. Bardaklar, tabaklar, tencereler, kitaplar, kağıtlar, dergiler, kalemler, ayakkabılar, çantalar, kıyafetler… Her şey sığdı kolilere.

Babamdan yadigar bir eski tablo ve çalışmayan o daktilo ortada sadece. Benimle beraber kedinin inciği misali oradan oraya gezen tablo ve daktilo.

Her şey sığdı kolilere… Ben sığamadım… Emeklerim sığmıyor… Hatıralarım sığmıyor…

Kabuğuma sığamıyorum ama kabuğumu değiştirmeyi de sevmiyorum.

Ve ben birazımı daha bir evde daha unutup, gidiyorum.

7 comments

  1. Erkin Korkmaz diyor ki:

    tasinmayi hic sevemedim. aidiyet duygumu, aliskanligimi, huzurumu kaybediyorum ben. cok tasindim buna ragmen, cok sehir degistirdim istemeden… sevemedim hic, alisamadim asla… az cok anliyorum seni. ama soyle bakmak lazim, her degisiklik bisiyler goturdugu gibi, bisiylerde katabilir sana…

  2. FUNdalina diyor ki:

    Giderken umutsuzluğunu da koyma kolilere. Yeni başlangıçlar için geçiş dönemi olsun bu…

  3. Parfe diyor ki:

    koli işleri zorlaştırıyor. eşyalarını battal boy poşetlere doldur, kırılacakları sarıp kolilere ya da eşyaların arasına koy.

  4. GeneratioN diyor ki:

    ya Alev’in taşındığını şu an duyuyorum kınadım kendimi..ama biz daha komşuluk alameti farikasını yaşayamamıştık ki :(

  5. morkedipatisi diyor ki:

    Nereye taşınıyosunuz sayın Alev ?

  6. Alev diyor ki:

    rüzgar nereye savurursa morkedipatisi :)

  7. şafak başkılıç diyor ki:

    en nefret ettiğim şey matkap tozu..en nefret ettiğim şeylerden biridir kayıp eşyaları aramak,bazen iyidir yeni düzen,ama alışkanlıklar bizi zorlar hep,çok güzel şeyler yaşadıysan o ewde,bıraktıgın hatıraların içinde,küçük bir cocugun ağladıgını duyarsın.değiştirdigin bir ampul’ün rengini bile unutmassın,bazen iyidir,bazen kötüdür tasınmak,önemli olan içindeki duygularıda taşıyabilmek..

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Nerelerde?

Sihirli Değnek