Ökkeş İle Sambadi Arasındaki En Önemli Fark!
Kerizella // 2 Eylül 2010 // 1 yorum // kategori: Kırık Değnek
Mıkırdanarak geliyor yatağıma ve o minik yüzünü sürerek avuç içime bir şeyler anlatıyor. Çişi mi geldi yoksa karnı mı aç hemen anlıyorum artık. Derdini o kadar güzel ifade ediyor ki, konuştuklarıyla.
Derdini anlatabilmek kadar büyük bir cevher yok belki bu hayatta. Kendini ifade edebilmek, her insana nasip olmayan bir güzellik. Pek çok insan, belki sırf kendini nasıl ifade edeceğini bilemediğinden, belki ifade etmeye üşendiğinden neler kaçırıyor hayatta, bunu düşünüyorum. Ya da nelere katlanıyor, kurtulmayı başaramadığından.
Sabahları erkenden en az yarım saat oynaşıyoruz yatakta. Kahkahalarla gülüyorum onun o salak, masum ve şirin haline.
Bazen yattığı yerden uzun uzun gözlerimin içine bakıyor. Sürekli gözlerimi kırparak deli ediyorum onu ve suratıma atlıyor sonunda dayanamayarak.
Bir kedi kadar olabilmeli insan hiç değilse diyorum.
Bir kedi kadar anlatabilmeli derdini.
Güldürebilmeli yüzünü yakınındaki insanların.
Bir kedi kadar tepki verebilmeli etrafında olan bitene.
Kitaplığımda duran, çok sevdiğim, Meral’in hediyesi “Sambadi” ye benziyor Ökkeş. Minik, yumuşacık, tüylü, sevimli… Ama Sambadi ile bir fark var aralarında. Birinin kalbi atıyor, birininki atmıyor, daha doğrusu bir kalbi bile yok Sambadi’nin.
Ökkeş’i küçük bir oyuncak ayıdan ayıran en önemli özelliği bu işte.
Kalbi olması…
Derdini anlatabilmesi…
Tepki verebilmesi etrafında olanlara…
Sevebilmesi…
Ne olurdu herkes, bir oyuncak ayıdan farkım var bu hayatta, diyebilseydi Ökkeş gibi…
Etiketler: Ökkeş > kedi
[...] Onlara cennetlerini geri verebilmeli… Sevgi verebilmeli… ” Bir kedi kadar olabilmeli insan hiç değilse diyorum. Bir kedi kadar anlatabilmeli derdini. Güldürebilmeli yüzünü yakınındaki insanların. Bir kedi kadar tepki verebilmeli etrafında olan bitene.” demiş sevgili Alev burada. [...]