Muhasebe…
Kerizella // 31 Aralık 2010 // 1 yorum // kategori: SorgulamalarHer sene olduğu gibi bu senenin sonunda da düşünmeye başladım.
Koca bir yıl geçti. Her ne kadar takvim, ajanda değişikliği ve tarih atarken rakam farkından ötesini ifade etmese de artık, insan, ne kazandım, ne kaybettim, ne bekledim, ne buldum demekten kendini alamıyor.
2009 benden çok şeyler götürdü.
Son 10 yıldır, yokuş aşağı boşa almış, kontrolsüzce ve iradem dışında kaptırmış gidiyorken, ve direksiyonu toparlamaya çalıştıkça bir şeylere takılıyor, bir şeyleri eziyorken, 2009 yılında tosladığım o koca duvarla parça parça oldum aslında.
2010 ise afet bölgesi kıvamında geçti. Bir yandan yıkıntıları toparlamaya çalışırken, bir yandan güç kaybettim. Kurtulmak için kucakladığım taşların altında kaldım zaman zaman.
Bana ÅŸimdiye kadar hiç kimse “Gerçekten mutlu musun?” diye sormadı.
Sorsalar bile bir nefeste verecek cevabım yok. Mutlu da değilim, mutsuz da. (İtiraf ediyorum belki mutsuzluğa biraz daha yakın olabilirim)
Br şeylerden şikayet ettiğimde ya da uzun yıllar boyunca, yaşıtlarımın cıstak zamanlarında, bir şeyler başarabilmek adına çırpınırken kendimi düşündüğümde, içine düştüğüm çamurumsu Pollyannacılığa bisiktirgit diyesim geliyor.
Evet, yeryüzünde sürü sepet acı vardı. Hastalık vardı, ölüm vardı, yoksulluk vardı. İnsanların, empati bile kurmanıza olanak vermeyecek kadar büyük acıları vardı. SavaÅŸlar vardı, silahlı silahsız, kan dökülen ya da sadece gözyaÅŸları ile geçen…
Ama kötülükler var diye, iyiliklerden vazgeçmek olmazdı ki.
Hakettiğime inandığım bazı şeyleri, haketmedikleri kıymetlerini bilmemelerinden belli olan insanları kıskanamadım bile hiç. Kıskanmak bana göre hep kıskanılan insana zarar verecek bir enerji gibi geldi. Herhangi birinin herhangi bir şeyi kaybetmesine sebep olmaktan çok korktum. Sadece kendime döndüm böyle zamanlarda. Kendimi sorgulamaktan yorgun düştüm.
Şimdi oturduğum bu masada, çok uzakta bir tepenin zirvesine birikmiş karları seyrediyorum.
Ve şuan, bir anda açılan kapının sesiyle sıçrıyorum yerimden.
Bu kadar da hazırlıksızım yeni gelenlere.
Etiketler: 2010 > 2011 > ankara > Ben nasıl Kerizella oldum?
Umarım 2011 yepyeni bir ışık kaynağı olup aydınlatır en karanlık kabus dolu gecelerini… Mutlu yıllar.