“Mest” oldum masamda bulduğum inekli yastığa ve iyor selam söyledi inekli kumbaraya!
Salı, Şubat 16, 2010 12:09Hıh kırdı kafayı demeyin sakın. Hangi birini yazacağımı, neye sevineceğimi şaşırdım bu akşam eve geldiğimde. (Bu akşam dediğime bakmayın, bu yazıyı yazarken gece vakti aniden meslek icabı koşturmam gerektiğinden yazı ta bugüne kaldı. Aslında “bu akşam” tam 4 gün önceki akşamdı.)
Neyse gelelim konuya. Önce hemen Bahriye’nin ta doğum günümden bu yana bana iletmeye çalıştığı ve bu uğurda sürekli çaba sarfettiği inekli sabunluk ile inek kumbaramı çıkardım çantamdan. Kumbarayı çalışma masamın üzerine koydum. İlk siftah paralarını atan Bahriye ile Erkin’in, kumbarayı uzatıp “siftah atın” demem üzerine şaşkınlıklarını düşünüp, gülümsedim. (Bu arada kumbara yazarken çok zorlandığımı fark ettim şu an, sürekli yanlış yazıyorum, eee bünye para biriktirmeye alışkın olmayınca, ilgili kelimeleri yazmakta da zorlanıyor doğal olarak, kumbra, kurbara, kumraba….)
Efendim hemen ardından, kargo ile gelen paketlerden birini açtım. Sevgili Özlem’in el emeği eşeklerin hası İyor Efendi, magnet olarak tüm sevimliliği ile karşımda duruyordu.
Ve yanında elbette Kerizella Bıyığı! Bıyığı takıp fotoğraf çekmeyi çok denedim ama hepsi o kadar başarısız oldular ki, negatifleri bile yaktım!
Sonra sıra geldi diğer pofuduk paketi açmaya! İşte bir inek daha! Aslında bundan d
a haberdardım ama kanlı canlı (!) karşımda görünce sevinçten kendi çapımda bir tamtam dansı yaptım (tamtam dansı sevinince mi yapılıyordu?) Sevgililer günü hediyesi olarak bizzat sipariş vererek istediğim usbden ısıngaçlı inek figürlü yastığım pek güzel billahi, inek koleksiyonuma bir gün gerçeğini de eklemek ümidi ile kendisini hırsız kedinin patilerinden alıp güvenli bir yere kaldırdım (kedi uyuduğunda kullanacağım.)
Doğumgünümmüş gibi oldum bir anda bir sürü paket açınca, bir mutlandım anlatamam. Bunu kutlamalıyım diye düşünürken, en sona sakladığım kutuya uzandım.
Annem kutudan çıkan kalemi çoktan hacılamıştı. Bir süreliğine ödünç istedim kalemi, fotoğrafını çekeyim geri vericem diye zor ikna ettim! Kutu öyle güzel ki, içi dışı falan, insan içmeye kıyamaz, hani hep böylece saklasam diye geçiyor insanın aklından. Özellikle isme yazılmış küçük karta ve yanındaki poster kıvamındaki büyük karta bayıldım, çizimler zaten harikaydı.



Kendimce fotoğraflarını çektim, içmeden önce içtikten sonra diyerek, eğlendim birazcık. (Ama henüz içmedim, sevgililer gününü çalışarak geçirdiğim için, içmeye fırsat olmadı, o yüzden paketi bu hafta doğumgünü olan abime hediye etmeyi düşünüyorum. Tamam, komple hediye etmem, zaten kalem annemde, kutu ve kartlar benim olur, şişe abimin, kadehler yengemin… Ama şişeyi geri almak isterim, zira harika yağ şişesi olabilir:)



Bitti.







Şubat 16, 2010 02:12
inekli bileklik supermis
Şubat 16, 2010 02:13
inekli bileklik değil o! usbden ısıngaçlı inek figürlü yastık!
Şubat 16, 2010 02:13
ya iste isingacli inek figurlu yastik, insan aldigi seyin ismini bilmeyince boyle oluyor :p
Şubat 16, 2010 02:19
ahahah hakkaten siftah parasını atın diince sasırdıydık ahahaha
Şubat 16, 2010 02:20
uğurlu geldiniz ama, evde bi sürü bozukluk buldum hepsini attım içine, nerden baksan birimiş 12 lira 75 kuruşum var!!
Şubat 16, 2010 02:20
dedi valla. attik azcik para icine. ama kagit para atabilirsin diye sonrasinda epey bir israrci oldu :p
Şubat 16, 2010 02:21
kağıt para atsaydınız daha bereketli olabilirdi!!!11
Şubat 16, 2010 02:22
aahahah ben bilmiorum o kısmını
Şubat 16, 2010 03:39
güle güle kullan hepsini, o kumbara kağıt paralarla dolup taşsın imşallah
)
Şubat 16, 2010 03:40
inşallah da olabilir o
)
Şubat 16, 2010 03:42
kredi karti olmaz mi diyecektim, bakisindan yok olmaz diyecegini anlayip sustum. evde bozuk para biriktiriyorum artik :p
Şubat 16, 2010 03:53
ben de inekli şapkayla fotoğrafını bekliyorum hala
Şubat 16, 2010 03:54
yaa evet inekli şapkayla fotoğraf olayı var daha, aklımda
çekicem!
erkin demiş ki:
Şubat 16, 2010 12:14
cok guzelmis hepsi, guzel gunlerinde kullan