Kırılan Kanatlara RaÄŸmen Uçmak…
Kerizella // 19 Temmuz 2010 // 0 yorum // kategori: Kırık DeÄŸnekDiÅŸ etlerim acıyor, diÅŸlerimi sıkmaktan… Gizli gizli, kuytularda aÄŸlama huyumu atamadım üzerimden, biliyorum atamayacağım da. Rahatlatan tek ÅŸey var, yazmak…
Elinde büyüdüğüm, düşüp dizimi kanattığımda annemden önce eteÄŸine sarıldığım, bir gece telefonda titreyen sesimi duyup otobüse atladığı gibi soluÄŸu İstanbul’da alan, bana ta Adanalardan, özene bezene yaptığı içliköfteleri gönderen, “kızım” dediÄŸinde içimi titreten…
Cuma gecesi kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım, adını andım: Sevim Annem! Hastalığının iyice ilerlemiş olması ve elimizden hiçbir şey gelmemesinin verdiği çaresizlikle düşündüm onu.
Annem, “Şükran’la Sevim beni çok üzdüler” dedi bu akÅŸam. Şükran, teyzem, ÖkkeÅŸ’ten 1 gün önce göçüp giden. Sevim, annemin can yoldaşı, 50 küsür senelik arkadaşı, benim manevi annem. Bu laf üzerine annemin yüzüne bakıp aÄŸlamamak için ısırdığım dilim acıyor halen.
Kanatlarımız kırılıyor sürekli. Kanatlarımızın kırılmasına raÄŸmen uçuyoruz, bazen istikrarlı, bazen saÄŸa sola çarparak, bazense kırarak baÅŸka kanatları…
Babam öldüğünde Görgülü Pastanesinin börekleri tadını kaybetti, ablam öldüğünde Beyoğlu Çikolatası.
Teyzemle beraber el açması börekler.
Ve şimdi içliköfteler tadını ve anlamını kaybetiler.
Gitgide bozuluyor aÄŸzımın tadı, her kanadım kırıldığında… Ben yine de uçmaya çalışıyorum, mecburen.
Etiketler: Ben nasıl Kerizella oldum?