İki Kapılı Spor Bir Arabayla Aşk Arasındaki İlişki

Dün gece çok huzursuz uyudum. Huzursuz uyuduğum gecelerde olduğu gibi sabah da huzursuz uyandım. Çünkü tüm geceyi beni sabahki huzursuzluğuma hazırlayan rüyanın içinde geçirdim. Tüm gece uyanmak istedim, uyanamadım.

Yola koyuldum öğlene doğru, Anadolu Yakasından Avrupa Yakasına. Radyoda son günlerde kanıma işleyen, nefis bir müziği, insanın içine dokunan sözleriyle, Bendeniz-Harun Kolçak düeti olan “Biri Var” çalıyordu. Dalmışım uzaklara. (Vallahi en sağ şeritteydim.)

Bir önceki günün anlamı üzerine aşkı, aşık olmayı düşünüyordum ki, yanımdan büyük bir gürültüyle ve neredeyse beni savurarak iki kapılı son model ve her yanından çok pahalı olduğu belli olan spor bir araba geçti.

İşte dedim aşk böyle bir şey.

İki kapılıdır aşk da…

Hızlıdır.

Ne zaman, nerden çıkacağı belli olmaz.

Ya rüzgarıyla sizi savurarak geçer gider yanınızdan, ya da içinde olursunuz.

Elde etmesi o kadar da kolay değildir; ama bir kere elde etme şansı yakalamışsanız, bazı şeyleri aştınız demektir.

Her ikisi de sahipseniz havalanmanıza yol açar. Kendinizi ayrıcalıklı hissedebilirsiniz diğerlerinin yanında.

İkisine de sahip olmak ister insanlar. Birinden birine sahipseniz özenilen insan oluverirsiniz.

İkisinin de derdi bitmez. Son model bir arabanın vergisi yüksektir, arabesk deyimle aşkın bedeli gibi, ödemesi zor gelir.

Parçaları da pahalıdır doğal olarak böyle bir arabanın. Hasar görse hem bir sürü masraf çıkarır hem de orijinalliğini yitirir. Tıpkı aşk gibi… Bir kere hasar görmüşse aşkınız da bir daha asla eskisi gibi olmaz, olamaz.

İkisini de “bir tur” kimseye vermek istemezsiniz. Sizindir o, sadece sizin.

Tüm bunları aklımdan bir kaç dakika içinde geçirerek yola devam ettim.

Dikiz aynasında masmavi, güzeller güzeli bir vosvos takıldı gözüme.

Özendim, istedim, sevdim.

Aşk da dedim, göreceli demek ki. Unut bunları!

(15 Şubat 2007)

14 comments

  1. h1n1 diyor ki:

    bu aslında avatar filminde de var. kız bunu takmıyordu, güzel bir kuşa bindi geldi, bütün kabile saygı gösterdi, kırmızı ferrari olabilir o bu dünyada

  2. Alev diyor ki:

    belki de mavi bir vosvostur?

  3. h1n1 diyor ki:

    değil yavrum ya, havalı geldi ya o kırmızı kuşla, düşün bak

  4. Ümit diyor ki:

    hasar varsa orjinalligi biter ve mavi vosvos vurucuları olmuş yazının

  5. Alev diyor ki:

    yavrum derken? ben küçük bir domuzcuk deyilim!

  6. h1n1 diyor ki:

    yavrum demeyeyim mi sana yavrum??

  7. Alev diyor ki:

    deme elbette, bana sadece annem yavrum diyebilir, onun dışında diyenlerin kafasına çantayla vuruyorum.

  8. Başar diyor ki:

    çantada takoz var

  9. Alev diyor ki:

    domuzcuk bu arada yazı güme gidiyor senin yüzünden (Başar nasıl da biliyor bak beni)

  10. Alev diyor ki:

    Ümit teşekkürler, yazıyla alakalı yorumun için :)

  11. h1n1 diyor ki:

    tamam yazıyı bozmayayım canikom( yavrumun alternatifi)

  12. ozzleem ♫♪ ♥ diyor ki:

    Ne kadar güzel anlatmışsın Alev..

  13. Zafer Yılmaz diyor ki:

    Eskiden olsa spor bir araba derdim ama artık 2 kapı değil, 2 teker diyorum. Bir kız arkadaşım bu konu ile alakalı olarak aynen şu kelimeleri kullanmıştı: “birgün beni motorundan daha çok seven birini bulduğumda, yakasına yapışıp; bırakmıcam” – İkinizin yeri ayrı ama üzgünüm…

  14. Dilara TAN diyor ki:

    ancak böyle anlatılırdı herhalde çok güzel ifade etmişsin :)

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Nerelerde?

Sihirli Değnek