‘Sorgulamalar’ Kategorisinin Arşivi
Sıçmak ya da Sıçmamak?
Çarşamba, Haziran 30, 2010 21:25 3 YorumOturup saf saf günün programını yaparken, gök gürlemesi ile birlikte, az önce evden çıkıp doktor kontrolüne giden annem düştü aklıma.
Tüm planları programları bir kenara bırakıp, apar topar arabaya atladığım gibi soluğu hastane yolunda aldım. Annem yağmurda yürümesin, ıslanmasın istedim.
Zor bela park yeri bulup, yine saf saf arabadan dışarı adım attığımda, abartı yok, dizlerime kadar suya [...]
Umarım Buluşmuşsunuzdur Bir Yerlerde!
Pazartesi, Şubat 1, 2010 13:34 14 YorumBir fırsatını yakalayıp gidip görecektim onu, hatta bahçede oynarız koştururuz diye bile düşünüp hayal kurmuştum. Yine, bir kez daha ben o fırsatı yaratamadan olan oldu.
Diyorum, bağlanma hiçbir şeye, sevme. Kimseyi sevme. Kimseyi özleme. Ne kedi, ne köpek, ne kuş, ne insan. Bırak birileri bir yerlerde birilerini sevsinler, özlesinler, kaybetsinler, üzülsünler. Sen sadece kendinle yaşa ve [...]
İki Kapılı Spor Bir Arabayla Aşk Arasındaki İlişki
Cuma, Ocak 8, 2010 1:42 14 YorumDün gece çok huzursuz uyudum. Huzursuz uyuduğum gecelerde olduğu gibi sabah da huzursuz uyandım. Çünkü tüm geceyi beni sabahki huzursuzluğuma hazırlayan rüyanın içinde geçirdim. Tüm gece uyanmak istedim, uyanamadım.
Yola koyuldum öğlene doğru, Anadolu Yakasından Avrupa Yakasına. Radyoda son günlerde kanıma işleyen, nefis bir müziği, insanın içine dokunan sözleriyle, Bendeniz-Harun Kolçak düeti olan “Biri Var” çalıyordu. [...]
Yol Arkadaşım…
Perşembe, Ocak 7, 2010 13:07 Yorum YokArdında güç aldığın biri var diye yürümek soluk soluğa ve ardına bakıp orada olup olmadığını kontrol bile etmeyecek kadar güvenmek birine.
Ne zordur, bir an sadece bir an, baktığında onun çoktan başka bir yola doğru yürüyüp gittiğini görmek. Ardında olmadığını görmek… Öylece kalmak bilmediğin yollarda, tek başına.
Hoşçakal yol arkadaşım…
Ünzile…
Salı, Aralık 29, 2009 15:59 3 YorumGeçen hafta, o güzel, şanslı, beklenen, istenen, annesinin ve babasının birtanesi, dünya tatlısı minik kızın fotoğraflarını çekerken….
Odada açık olan televizyonda yükseldi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin reklamındaki o ses.
“Yağmuru kim döküyor, Ünzile kaç koyun ediyor.”
Bir an televizyondaki o kız çocuğuna bakakaldım.
Ne olurdu sanki yeryüzündeki tüm bebekler eşit doğsaydı?
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
“Kaybetmeyi Öğrenmeliydin Kızım”
Pazartesi, Aralık 21, 2009 0:05 20 YorumGeçen gün otururken öyle, ben kucağımda bilgisayarım, annem dizlerinin üzerinde elişi, Armut dişlerinin arasında annemden aşırdığı yumakla, televizyonda bir kız çocuğu kıpkırmızı, üzeri beyaz puantiyeli bir topla oynayarak gülümsüyordu.
“Benim de böyle bir topum vardı” dedim iç çekerek.
Bir piknik dönüşü kaybetmiştim. Belki 4, belki de 5 yaşındaydım. Güneşli, sıcak, eğlenceli bir günün acı hatırasıydı o beyaz [...]
32′lik Kerizella!
Pazar, Ekim 25, 2009 22:42 19 YorumÇalıştım, çabaladım, kaybettim, kazandım.
Uğraştım, savaştım, küstüm, barıştım.
Ağladım, güldüm, büyüdüm.
Sevdim, sevildim, sevdiğimi hep anladım, sevilip sevilmediğimi bazen.
Kırdım, kırıldım, üzdüm, üzüldüm.
Süzüldüm.
Öldüm, dirildim.
Terk ettim, terk edildim, affettim, affedildim mi bilemedim?
Konuştum, sustum, sustukça daha çok duruldum.
Korktum, sindim, sildim.
Baktım, gördüm, sarıldım.
Baktım, göremedim, bıraktım.
Yandım, yanıldım, uyandım.
Bölündüm, dağıldım, çoğaldım.
Koştum, düştüm, kalktım.
Yoğruldum, anladım.
Anlattım, yoruldum.
Doğdum, büyüdüm, yaşadım.
32′lik bir Kerizellayım!
Beş…
Salı, Eylül 1, 2009 22:15 24 YorumBeş farklı başlık yazdım bu yazıya…
Böyleyim hep. Önce yazının başlığını bulur, o başlığa göre yazarım her yazımı.
Beş farklı başlık yazdım ard arda, yazdım, sildim, yazdım, sildim.
“Korkuyorum, Korkuyorsun Diye…”
“Ait Olmadığın Bir Yere Ait Olma İsteği…”
“Elektrikler Hiç Kesilmesin!”
“Böyle de Yaşanır…”
“İnsan Neresiyle Sever Tam Olarak?”
yazdım, sildim… yazdım, sildim… yazdım, sildim…
Yazamadım…
Susuşmak geldi içimden, hiç susuşmadığımız zamanları düşünerek…
Bir Cümleyi Kaç Kere Okur İnsan? Ve Neden?
Pazar, Ağustos 23, 2009 21:49 8 YorumYani salak değilse…
Anlamışsa aslında ilk okuduğunda…
Ve aslında yazılmasına bile gerek yoksa, zaten biliyorsa, hissediyorsa yazılanı…
Hatta cümlenin aynısını kendisi de kurmuşsa küçücük bir “de” eki ile…
Dönüp dönüp kaç kez okur yeniden ve bir daha, bir daha?
Ve neden?
Sebep?
Pazar, Ağustos 23, 2009 19:55 6 YorumSebepsiz sevilmez güzel,
Elbette bir sebebi var her şeyin…
Ama ben sebebini bilmeden,
sevivermişim…






