‘Bal Kabağı’ Kategorisinin Arşivi
“Mest” oldum masamda bulduğum inekli yastığa ve iyor selam söyledi inekli kumbaraya!
Salı, Şubat 16, 2010 12:09 14 YorumHıh kırdı kafayı demeyin sakın. Hangi birini yazacağımı, neye sevineceğimi şaşırdım bu akşam eve geldiğimde. (Bu akşam dediğime bakmayın, bu yazıyı yazarken gece vakti aniden meslek icabı koşturmam gerektiğinden yazı ta bugüne kaldı. Aslında “bu akşam” tam 4 gün önceki akşamdı.)
Neyse gelelim konuya. Önce hemen Bahriye’nin ta doğum günümden bu yana bana iletmeye çalıştığı ve [...]
Kerizella Olmak, Hassas Dişlere Sahip Olmak Demektir!
Cuma, Şubat 12, 2010 19:00 6 YorumBazı yazılarda (bunda da elbette) bir etiket var “Ben nasıl Kerizella oldum?” diye. İşte bu etiketin size getireceği tüm yazılar (ve elbette henüz yazılmamış olanlar) bana Kerizella’lık ve dişlerde hassasiyet olarak geri döndüler.
Sinirden, hırstan, üzüntüden dişlerimi sıktığım için mi yoksa yapısal mı tam olarak bilmiyorum, ancak ilk olarak annemin beyin ameliyatı olduğu gün, durduk yere, [...]
Cankız’la Roda…
Cumartesi, Aralık 12, 2009 11:40 22 YorumNeler neler yapmadık ki onlarla? Gezdik, tozduk, bağlara, bahçelere daldık, koştuk, kaçtık, güldük, güldük, güldük, güldük. Hüzünlendik…
Aslında hayatım boyunca bir aradayken en çok güldüğüm insanlardan desem abartmış olmam.
Bana göre oldu olası bir arada bu ikisi. Oldu olası birlikteler. Hani bir elmanın iki yarısı tabiri vardır ya, işte onlardan biri Cankız’la Roda.
Onlarla bir arada olmayı seviyorum, [...]
EOZIZI: Her Masalda Topuk Kırılacak Diye Bir Şey Yok!
Cumartesi, Aralık 12, 2009 11:00 18 YorumMasalları sevemedim hiç, bir masal kahramanı olmama rağmen. Topuklar kırılır, prensler her daim kurbağa, balkabağı bir kenarda kurtlanmış, itler birlik olmuş hain üvey kardeşlerle, sevilmez ki…
Ama her masalda böyle olmuyor işte. Bazı masallarda prensesler (bak Kerizella demiyorum) o incecik ve yüksek topuklularla salına salına dans ederler. Prensler vraklamaz. At arabalarını itler çekmez ve zaten araba [...]
“………….”
Cumartesi, Ekim 10, 2009 3:13 1 YorumUyuyorsun şimdi, sessiz, sakin, tilki uykusu uyur gibi. Gözlerimi açsam, eminim o saniye açacaksın gözlerini.
Belki de uyandın, su içiyorsun gözlerin kısık, belki yorganı çektin boğazına kadar, şimdi, tam şuanda.
Birkaç saat sonra çalacak telefonun, uyanıp uzanacaksın başucunda duran bardağa ve ilaçlarına. Kulaklarımda yankılanacak fısıldayan sesin uzaktan…
Uyanacaksın yeni güne, güzelliklere ve biliyorum ilk düşündüğün şey, telefonundaki mesaj [...]
Kadın Ruhundan Anlayan Adam…
Salı, Ekim 6, 2009 21:58 38 Yorum8 Mart’ta doğar!
O kadar!
Ellerin…
Cumartesi, Eylül 26, 2009 0:41 21 YorumNe kadar güzel bir duygu çok sevdiğim ekmeği paylaşmak seninle!
Ve asırlar da geçse unutulmayacak saçlarımı taraman ellerinle…
Sevgilim, sıcak ekmeğim, ahududum, ruhum,
Kal benimle…
Beklemek Getirir mi Seni Bana?
Pazartesi, Ağustos 31, 2009 23:18 11 YorumNe güzel bir şarkı keşfettim bugün! Keşfettirdiler zorla ve ne de iyi ettiler.
Önce her zamanki gibi yarım yamalak dinledim, sonra tek bir cümlesine takıldım. O tek cümle, sürükledi beni şarkının içine. Daldım, daldım, daldım, çıkamadım saatler boyunca.
* * *
Güldü Sadece
Bir aşk düşmüş gökyüzünden
Kimbilir ne kadar uzak
Yoksa yasak mı bana aşkı yaşamak…
Renkler düşmüş gökyüzünden
Baksana ne kadar [...]
Kamuflaşk!
Cuma, Ağustos 28, 2009 12:35 1 YorumSatır satır okuyorum seni, öylesine heyecan vericisin ki.
Hani alırsın bir kitabı eline, kapağında başlar merakın ve bir nefeste bitirmeyi istemekle, hiç bitmesin diye günlere bölüşün gibi.
Satır satır okuyorum, ama satır araların daha çok çekiyor ilgimi. Garip, karalamak istiyorum sayfalarını, bazı kelimelerinin altını çizmek istiyorum kıpkırmızı bir kalemle. Sayfaların uçlarını kıvırmak, kendimden birşeyler katmak istiyorum bazen.
Kavrayıp [...]
Bir Cümleyi Kaç Kere Okur İnsan? Ve Neden?
Pazar, Ağustos 23, 2009 21:49 8 YorumYani salak değilse…
Anlamışsa aslında ilk okuduğunda…
Ve aslında yazılmasına bile gerek yoksa, zaten biliyorsa, hissediyorsa yazılanı…
Hatta cümlenin aynısını kendisi de kurmuşsa küçücük bir “de” eki ile…
Dönüp dönüp kaç kez okur yeniden ve bir daha, bir daha?
Ve neden?






