Bir Bardak Süt Tozunun Ettikleri… Bir Sarışın Küçük Kız…

Az önce (evet geriden takip ediyorum) Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinde İnci Öğretmeni, daha doÄŸrusu onun minicik bir olayla çocukluÄŸuna dönüşünü görünce aklıma 5 sene önce yazdığım ÅŸu yazı geldi. Tatsız çocukluk anılarının hafızalardan silinemiyor oluÅŸuna bir kez daha sızladı içim…

* * *

Bir Bardak Süt Tozunun Ettikleri…

Şöyle bir bakmak için aldım elime kitabı; bırakamadım… 350 sayfa su gibi aktı, bir kaç saatte geldim sonuna. BoÄŸazım düğüm düğüm ve payıma düşenleri alarak…

Bir kere bir ibret vesikası.

Her anne babanın okuması gereken bir ibret vesikası.

Çocuğunu korumak, kollamak denen şeyin despotluktan değil; sevgiden geçtiğini anlatan bir ibret vesikası.

Çocuklar garip varlıklar. Öyle tuhaf ya da bize öyle sıradan gelen ÅŸeylerden anlamlar çıkarıyorlar ki… Üstelik hayatlarında ciddi izler bırakabiliyor bu anlamlar.

Zerrin Özer’in hayatını okurken beni derinden etkileyen ÅŸeyler de çocuk yüreÄŸine derin izler bırakan anıları oldu. BahsettiÄŸi o sarışın küçük kızı sarıp sarmalayıp, acısını dindirmek istedim.

Kitabın, Zerrin Özer’in hayatının da baÅŸlıca duygusu olan, hüznünün içinde kaybolmuÅŸken, kulağımı televizyondan gelen sese verdim. Türk sinemasına düşkünlüğümden olsa gerek, algıda seçilicilik yaşıyorum sık sık. Nefis bir belgesel vardı TRT’de.

Süt tozunun ilk defa yurdumuza geldiği dönemlerden ve Türk sinemasından bahsediliyordu. Süt tozuyla bağlantılar da kurularak.

Odamın perdelerini düzeltmekte olan annemin sesiyle iyice dağıldı zaten ikiye bölünmüş olan dikkatim.

“Biz ilkokula gidiyorduk, ilk kez süt tozu dağıttıklarında.” dedi.

Kulak kesildim.

“EniÅŸtem ve ablam, elimizden süt tozu paketlerini alıp, sobanın üzerinde kaynatmışlardı. Ve sadece kendi çocuklarına içirdiler, dayınla bana vermediler.”

Gözlerimin yandığını hissettim.

Annem, Allah başımdan eksik etmesin, 63 yaşında.

İlk kez süt tozuyla tanıştığı yaşlar, ilkokul dediğine göre 9-10 yaşları olmalı. Diyelim ki 10.

Hafızasında çocukluğundan kalan bir anı, içemediği süt tozu. 53 yıl sonra çocuğuna anlatacağı çocukluk anıları arasında yer almalı mıydı? O gün içemediği bir bardak süt tozunun, tam 53 yıl sonra bile yüreğine dert olması nasıl bir şey? O minicik yürekte nasıl bir iz bıraktı kimbilir?

Sıklıkla yaşadığım duygu, çocukların acılarını dindirememenin yüreğimi sıkıştırışı.

Geçmişe dönebilme arzusu ve tam 53 yıl geriye gidip, annemin sarı kafasını basıp bağrıma bir yudum da olsa o süt tozundan verme isteği.

GeçmiÅŸi deÄŸiÅŸtirebilmek arzusu…

Çocuklar garip varlıklar… Biz yetiÅŸkinlere göre küçücük, önemsiz detaylar, onlar için bambaÅŸka anlamlar ifade edebiliyor.

Bazen anne ile babanın yaşadığı bir diyalog. Bazen üçüncü şahısların tavırları. Bazen sadece bir bakış. Bazen bir parça çikolata. Bazen de bir bardak süt tozu.

Bir gün çocuğuma 50 yıl sonra bile hafızasından silinmeyecek ve ona burukluk yaşatacak bir şey yaşatır mıyım diye üzüldüğüm anlar oluyor şimdiden.

Korkuyorum… Åžimdiden…

“Bu dünyada en çok beni sevdi. Birinin bu dünyada en çok sizi sevmiÅŸ olduÄŸuna inanmak unutulmaz bir histir.” Zerrin Özer, Bir Sarışın Küçük Kız, S.246

24 Temmuz 2006, Pazartesi

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Nerelerde?

Sihirli DeÄŸnek