Beş…

Salı, Eylül 1, 2009 22:15

Beş farklı başlık yazdım bu yazıya…

Böyleyim hep. Önce yazının başlığını bulur, o başlığa göre yazarım her yazımı.

Beş farklı başlık yazdım ard arda, yazdım, sildim, yazdım, sildim.

“Korkuyorum, Korkuyorsun Diye…”

“Ait Olmadığın Bir Yere Ait Olma İsteği…”

“Elektrikler Hiç Kesilmesin!”

“Böyle de Yaşanır…”

“İnsan Neresiyle Sever Tam Olarak?”

yazdım, sildim… yazdım, sildim… yazdım, sildim…

Yazamadım…

Susuşmak geldi içimden, hiç susuşmadığımız zamanları düşünerek…



24 kişi öpmüş şu masala: “Beş…”

  1. Erkin Korkmaz demiş ki:

    Eylül 1, 2009 12:16

    bes baslik…

  2. Elvin Şiriyev demiş ki:

    Eylül 1, 2009 12:28

    öptük

  3. mustafa baştuğ demiş ki:

    Eylül 1, 2009 12:34

    Benimde yazıp sildiklerim çok olabiliyor.. Kolay kolay begenilmiyor nedense :)

  4. mustafa baştuğ demiş ki:

    Eylül 1, 2009 12:36

    Sustukça daha çok anlatabildigimi hiç hissetmedim :) Ama yazıyı begenmedigim için sildigim çok oluyor =)

  5. yedi demiş ki:

    Eylül 1, 2009 12:58

    susup düşündüm biraz, sonra yedinci beğenen olarak susmamaya karar verdim =)

  6. Seviye Kaloğlu demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:06

    “Susuşmak geldi içimden, hiç susuşmadığımız zamanları düşünerek…” Son cümleye takılı kaldım ben. Hiç susmamış gibi.

  7. Erkin Korkmaz demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:08

    susu$mak guzeldir. susu$masini bilene..

  8. Seviye Kaloğlu demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:09

    Kimi zaman sözcükleden daha çok şey anlatır. Yerine göre bir sitem, bir infazdır karşındakinin sözlerine.

  9. yedi demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:11

    bazen de bir çok şeyi anlarsın

  10. Erkin Korkmaz demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:12

    sustugun zaman, karsindaki anlayabiliyorsa seni… mutlu olursun, kimisi anlayamaz susmayi, susuldugu anda slklLmls sayar kendini, karsisindakini, yanilir oysa.. susmak kimi zaman herseyden daha cok sey anlatir, anlayana…

  11. yedi demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:13

    kaygılanan taraf söyler bu sözü ve de :)

  12. Seviye Kaloğlu demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:14

    “ne olur beni” de umuduyla…

  13. spawny(ferdi) demiş ki:

    Eylül 1, 2009 13:16

    susuşmak geldi içimden..

  14. Recep Hilmi Tufan demiş ki:

    Eylül 1, 2009 22:41

    Susuşmak?

  15. Gokce Goksel demiş ki:

    Eylül 2, 2009 00:55

    severim susuşmayı… güzeldir birlikte susabilmek… çok şey anlatır, hiçbir şey anlatmıyor gibi görünse de ve yerine göre farklı anlamlar kazanır… bazen fırtına öncesi sessizlik olur, korkarım susuşlardan… ama müdahale etmem, sabırla beklerim… bazen de hissettiklerin öyle yoğundur ki, kelimeler küçültür onları diye korkar ve susarsın…

  16. kutup zencisi demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:10

    bi de beş kardeş var… ben tanıştım çok sevimliler…

  17. kutup zencisi demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:13

    günaydın bu arada…

  18. Gokce Goksel demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:15

    Eylül’üme laf yok… http://ff.im/7tD27

  19. Me fallit demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:16

  20. kutup zencisi demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:16

    istanbul istinye istiklal… gün pırıl pırılken daha bir güzeldir…

  21. Me fallit demiş ki:

    Eylül 2, 2009 01:19

    sonbahar depresyonu denen bişi var =)

  22. samed konak demiş ki:

    Eylül 2, 2009 03:06

    bugünkü ağlayabilitemin farkına vardım sayende :/

  23. muğlak demiş ki:

    Eylül 3, 2009 14:21

    Aloo romantik misiniz kızım siz? Böyle durduk yerde adamın bakışlarına bir munislik bir ebleh tebessüm falan kondurmak sığar mı delikanlılığa? Hayır, öyleyseniz önceden bir gong çalın, bir borazan öttürün ne bileyim bir şey şeyedin alla alla! ;)

  24. Kerizella demiş ki:

    Eylül 3, 2009 14:29

    sanarsam öyleyiz muğlakım, nolyo lan bize?

Öpebilirsin istersen

 
Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.