Aralık, 2009
Seni Hiç Unutmayacağım İkibindokuz!
Çarşamba, Aralık 30, 2009 11:05 3 YorumSevgili getirdin, bebekler getirdin, dostlar getirdin.
Getirdiklerine sevinmeme fırsat tanımadan, bir sürü şey götürdün.
Utanmadın, sıkılmadın.
Senin yüzünden “Nasıl geçti ikibindokuz?” diye sorulduğunda bile gözlerim doluyor.
Defol git, arkana bile bakmadan.
Ünzile…
Salı, Aralık 29, 2009 15:59 3 YorumGeçen hafta, o güzel, şanslı, beklenen, istenen, annesinin ve babasının birtanesi, dünya tatlısı minik kızın fotoğraflarını çekerken….
Odada açık olan televizyonda yükseldi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin reklamındaki o ses.
“Yağmuru kim döküyor, Ünzile kaç koyun ediyor.”
Bir an televizyondaki o kız çocuğuna bakakaldım.
Ne olurdu sanki yeryüzündeki tüm bebekler eşit doğsaydı?
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
“Çocukların İnandığı Yalanlar Esasında Gerçek”
Pazar, Aralık 27, 2009 16:01 7 YorumHangi seneydi hatırlamıyorum. İspanyol paça kotlar modaydı yeniden. Hesap edin işte.
Okuyordum, kendi çapımda. Ve çalışıyordum. Okumaya da çalışmaya da mecburdum. Bir seçim hakkım olsa, daha doğrusu birinden vazgeçmem gerekse, okumayı bırakıp çalışmaya devam edecek kadar ahmak bir ergendim. Okula gittiğimden herkesin haberi vardı, çalıştığımı ise sadece ben biliyordum.
İkisini bir arada yürütmeye çalışırken (üstelik bir yandan [...]
“Kaybetmeyi Öğrenmeliydin Kızım”
Pazartesi, Aralık 21, 2009 0:05 20 YorumGeçen gün otururken öyle, ben kucağımda bilgisayarım, annem dizlerinin üzerinde elişi, Armut dişlerinin arasında annemden aşırdığı yumakla, televizyonda bir kız çocuğu kıpkırmızı, üzeri beyaz puantiyeli bir topla oynayarak gülümsüyordu.
“Benim de böyle bir topum vardı” dedim iç çekerek.
Bir piknik dönüşü kaybetmiştim. Belki 4, belki de 5 yaşındaydım. Güneşli, sıcak, eğlenceli bir günün acı hatırasıydı o beyaz [...]
Kulaklarımda Çınlayan Çığlıklar!
Perşembe, Aralık 17, 2009 3:00 2 YorumAralık’ın 16’sını 17’sine bağlayan gece…. Saat gece 3 civarı… Bir hastanenin boş ve sessiz koridorlarında yürüyorum. Düşünerek…
Tam bugün, bu saatlerde… Tam 18 sene önce…
Geçmişi değiştirme gücüm olsa, sahip olduğum her şeyi feda ederdim diyordum kendime. Aklımı, kalbimi, gözlerimi, canımı bile… İçimden feda edebileceğim tüm değerlerimi sayıyorum.
Ölüm, karşısında çaresiz kaldığımız tek gerçek.
* * *
Hızlı adımlarla dışarı [...]
Cankız’la Roda…
Cumartesi, Aralık 12, 2009 11:40 22 YorumNeler neler yapmadık ki onlarla? Gezdik, tozduk, bağlara, bahçelere daldık, koştuk, kaçtık, güldük, güldük, güldük, güldük. Hüzünlendik…
Aslında hayatım boyunca bir aradayken en çok güldüğüm insanlardan desem abartmış olmam.
Bana göre oldu olası bir arada bu ikisi. Oldu olası birlikteler. Hani bir elmanın iki yarısı tabiri vardır ya, işte onlardan biri Cankız’la Roda.
Onlarla bir arada olmayı seviyorum, [...]
EOZIZI: Her Masalda Topuk Kırılacak Diye Bir Şey Yok!
Cumartesi, Aralık 12, 2009 11:00 18 YorumMasalları sevemedim hiç, bir masal kahramanı olmama rağmen. Topuklar kırılır, prensler her daim kurbağa, balkabağı bir kenarda kurtlanmış, itler birlik olmuş hain üvey kardeşlerle, sevilmez ki…
Ama her masalda böyle olmuyor işte. Bazı masallarda prensesler (bak Kerizella demiyorum) o incecik ve yüksek topuklularla salına salına dans ederler. Prensler vraklamaz. At arabalarını itler çekmez ve zaten araba [...]






