Eylül, 2009
Çok Bekledim Anlıyor musun? Çok, Çok Fazla Üstelik!
Cumartesi, Eylül 26, 2009 1:08 20 YorumTaslak olarak kalmış bu, sadece yazı başlığı olarak üstelik…
Bayramdan öncesine ait. B.Ö. ve B.S. diye iki etiket ve kategori daha çıktı bana bu sayede.
Yazmak ne kadar da zor geliyor şimdi hissettiklerimi. Güzel şeyleri yazmak zor, anlatamıyor insan. Oysa kimbilir, neler yazacaktım bu başlık altında, canım yanıyor olsaydı, garip…
Dışarıda başıboş bir sokak köpeği havlıyor.
Hava serin, üşüyorum. [...]
Ellerin…
Cumartesi, Eylül 26, 2009 0:41 21 YorumNe kadar güzel bir duygu çok sevdiğim ekmeği paylaşmak seninle!
Ve asırlar da geçse unutulmayacak saçlarımı taraman ellerinle…
Sevgilim, sıcak ekmeğim, ahududum, ruhum,
Kal benimle…
Sen Beni Zaten Hiç Anlamadın ki!
Cuma, Eylül 11, 2009 8:10 6 YorumBen ya sana da ısmarladım içtiğim gazozdan ya da kendim bile içmedim.
Sen ayağınla şut çekerken kedilere, ben annemin hazırladığı paparayı taşıdım onlara.
Ben kurşun kalemimi çılgıncasına açıp küçültürken, sıra arkadaşım minik parmaklarının arasında zor tuttuğu kaleminden utanmasın diye, sen yeni kalemliğini soktun gözümüze.
Sen ip bağlarken ve çekiştirirken sokaktaki köpeği, ben yalvarır gözlerle makası istedim annemden, [...]
Pis!
Cuma, Eylül 11, 2009 7:31 3 YorumBilirim bunun ne demek olduğunu.
7 yaşımda evimi geride bırakarak Türkiye’ye doğru yola çıktığım gün öğrendim ilk olarak. Arabanın arka camına burnumu dayayıp, peşimizden koşan Pegi’nin sallanan kulakları, kulaklarımda halen yankılanan o sesi ve gitme dercesine bakışları, çocuk hafızamda ilk büyük ayrılığın ve kopuşun izi olarak kaldı.
Çocuk rüyalarımda uzunca zaman ne şekerlerden yapılmış evler, ne ağzına [...]
Uyku’ndan…
Çarşamba, Eylül 2, 2009 0:53 Yorum Yok…ve susuşarak ve düşünerek ve özleyerek ve bekleyerek ve merak ederek ve bir virgüle dahi tahammülüm olmaksızın bırakıyorum kendimi uyku’nun sağ koluna…
Uyku’n senin olsun, rüyaların benim…
İyi geceler özlediğim…
Beş…
Salı, Eylül 1, 2009 22:15 24 YorumBeş farklı başlık yazdım bu yazıya…
Böyleyim hep. Önce yazının başlığını bulur, o başlığa göre yazarım her yazımı.
Beş farklı başlık yazdım ard arda, yazdım, sildim, yazdım, sildim.
“Korkuyorum, Korkuyorsun Diye…”
“Ait Olmadığın Bir Yere Ait Olma İsteği…”
“Elektrikler Hiç Kesilmesin!”
“Böyle de Yaşanır…”
“İnsan Neresiyle Sever Tam Olarak?”
yazdım, sildim… yazdım, sildim… yazdım, sildim…
Yazamadım…
Susuşmak geldi içimden, hiç susuşmadığımız zamanları düşünerek…






