15 Madde ile Home-Ofis Çalış(ama)mak!
Kerizella // 13 Ekim 2010 // 12 yorum // kategori: Sorgulamalar1- Sabah kalktığınızda hadi maillere bakayım da sonra giyinir iş ciddiyetine bürünürüm deyip, saat 5′e gelirken halen pijamalarla otuduğunuzu ancak fark edersiniz.
2- Çok önemli bir telefon görüşmesi yaparken, bir anda telefonu omzunuzla tuttuğunuzu ve bir yandan lavaboyu cifle (reklam) ovduğunuzu fark edersiniz.
3- Home-Ofis çalıştığınızı ve aslında o saatin sizin iş saatiniz olduğunu bildikleri halde gelen komşu teyzeyle mecburen alt kattakilerin dedikodusunu yaparsınız.
4- Şu iki bardağı da yıkayayım, elim değmişken “süpürge açayım”, dur kedilerin kumuna da bakayım diye diye saat 1′de göndermeniz gereken maili ancak 6′da gönderirsiniz.
5- Tüm gün evin içinde abudik gubudik ev işleriyle haşır neşir olduğunuzdan, yıllardır “sabah 9′da bilgisayar başına otur, akşam en geç 7′de paydos de” telkinleriniz, daima bir kulağınızdan girer, ötekine uğramadan çıkar ve mesainiz her daim günde 20 saati bulur.
6- Tüm gün evde oturuyorsun, çalışma saatlerine sen karar veriyorsun, ne kadar şanslısın diyenlere, kafa atmak istemenize rağmen, sineye çeker, Gönder/Al yaparsınız.
7- İşinizden fedakarlık yapıp (benim bugün yaptığım gibi) evi aklar paklarsınız ama, geleceğim diyen kişinin işi çıkar. Oysa dün evde sarkıt ve dikitler oluşmuşken, çat kapı gelen gelenedir ve tüm gün evde oturduğunuz(!) halde, size pasaklı gözüyle bakarlar.
8- Kucakta pışpışlanmaya alışmış kediniz laf anlamaz, siz toplantıdayım size yarım saate dönerim der, bu sırada kedi pışpışlarsınız. Evinizi, odanızı, televizyonu, temizlik yapmayı ve kedi pışpışlamayı özlemeyi özlersiniz.
9- Akşama ne yemek yaptın sorunsalı vardır bir de. Saate bakarsınız, 7′ye geliyor, eh zaten henüz bir taze fasulyeyi hakkıyla pişirebilmişliğiniz yokken, 7′den sonra ancak ” lahmacun pişirdim” ya da “dominosta kampanya varmış” şeklinde işi pişkinliğe vurursunuz. İşin kötü tarafı siz bile artık, tüm gün evde oturduğunuza inandığınızdan, bir kap yemek pişirememiş olmak ağrınıza gider.
10- Sürekli olarak br ofisim olsa, sabah “insan gibi” kalksam gitsem, yaptığım işin 10 katını yaparım dersiniz, ancak koşullar gereği ya da imkanınız olmadığından başaramazsınız. Bunu paylaştığınız insanlar da sizi asla anlamazlar ve bunu “tembellik kılıfınız” sanarlar, bir süre sonra hayal kurmaktan da vazgeçersiniz.
11- Biri sizden bir şey ister. “Bugün çok yoğunum, yarın ilgileneyim mi?” dersiniz ve “Eee, sen evde değil misin zaten?” diye sorarlar. Kafanızı kaldırıp şöyle bir etrafınıza bakarsınız, burası neresi, diye…
12- Sürekli olarak, “Bir işe girmeyi düşünüyor musun? Kiranı nasıl ödüyorsun? KPbilmemneSS sınavlarına girsene (ne alakaysa?)” gibi sorularla sizi “çalışmaya” teşvik edenlerle karşı karşıya kalırsınız.
13- “Şimdi kapıdan içeri girdim, çok yorgunum, ayaklarımı uzatıp dinlenicem, evimin tadını çıkarıcam” diyen arkadaşınıza, “Ben de acayip yorgunum, şöyle bir 15 dakika yatabilsem” dersiniz ve size “tüm gün aklın nerdeydi” der. Sinirlenir ama yine de 15 dakika yatamazsınız çünkü bu akşam o çamarşırları topladınız topladınız, aksi takdirde yarına hepsi kaskatı olacak.
14- Resmi tatildir, anneniz arar. “Kızım, bugün tatil neden gelmedin?” der. Oysa deliye her gün bayram misali size her gün tatil(!) olduğundan, resmi tatillerin de anlamı kalmamıştır. İşin tek güzel tarafı, sırf tatil diye bir yere gidip değerlendirme zorunluluğu hissetmez ve herkes trafikte boğuşurken siz çalışırsınız, sonra herkes çalışırken de siz rahat rahat anneye gidersiniz.
15- Yaranamazsınız. Pijamaları terk edip (ancak saat akşam 6′da) güzelce giyinir makyaj yaparsınız. Kapı çalınır, gelen kişi “evin içine böyle iki dirhem bir çekirdek, yok artık” der ve dalga geçer.
Bu yazıyı sizlere mutfaktan, balkondan, çalışma ya da oturma odasından yazıyor olabilirim. Ayaklarımı uzatmak için bir sandalye çektim. Boynum hafif tutulduğundan eşarp var boynumda ve akşam 9 olmasına rağmen pijamalarımla oturuyorum.
Ohhh, keyif sende, dediğinizi duyar gibiyim. Evet, keyif bende, istediğim zaman istediğim yerde olabilmek gibi bir şansım. Ancak;
Ofisim, bazen evim, bazen bir hastane kafeteryası, bazen bir çay bahçesi olabiliyor. Bazen de eş-dost-arkadaş evleri/ofisleri. Şuan bir ofisim yok aslında! Hatta son 8 yıldır bir ofisim yok!
Ofiste çalışmakla evde çalışmak arasında “ufak tefek” farklar var elbette.
Ofiste çalışmak demek her şeyden önce (istisnai durumlar hariç) düzenli çalışma saatleri demek. Home ya da mobil ofis yöntemi ile çalışıyorsanız, düzenli çalışma saatlerini kesinlikle unutmalısınız. Bu bazen “ohhh ne güzel pijamalarla ayaklarını uzatmışsın çalışıyorsun” gibi algılanıp insanı heveslendirse de, sürekli olarak çalışıyor olmak çok yorucu. Öte yandan benim gibi sabahları erken uyansa da kolay kolay ayılamayan biri için nimet. Öğlene kadar bilgisayar başında eğlenip, kendime geldikten sonra işlerimi yapabilmek büyük avantaj. Tabii bu işlerin geceye ve hatta bazen ertesi sabaha kadar uzandığını da hatırlatmak isterim.
Çalışırken (kıskanmayın ama
pijamalarla oturuyorum . Mobil ofis zamanlarım ise “biraz da hava alayım” demekten çok mesleğim gereği hastane kafeteryalarında geçtiğinden, gergin bekleyişler olabiliyor.
Çok nadir de olsa bazı zincir kafelere gidiyorum. Oralarda çok verimli çalıştığımı söylemem ama. Etrafı seyredip, kim geldi kim gidiyor diye bakmaktan iş yapamıyorum!
Açıkçası her yer ofisim olduğundan, sırf saatlerce oturup kitap okuyayım ya da sohbet edeyim diye bir yere çok nadir gidiyorum.
Home-Ofis çalışmanın dezavantajları olduğu kadar avantajları da var elbette, nankörlük etmem istemem.
Avantajlarından bahsedeyim öncelikle. Bir kere işe geç kaldım derdiniz yok! Trafik derdiniz hiç yok! Evde olduğunuz için dışarıdan yiyecek-içecek söyleme gibi bir rutin de yok. Rahatsınız, ayaklarınızı uzatabilir, dilerseniz gün ortasında 2 saat şekerleme bile yapabilirsiniz. Dilediğiniz an film seyredebilir, “eve nasıl döneceğim” kaygısı olmadan geç saatlere kadar çalışabilirsiniz. İşin mali boyutları da var elbette, hem eve hem ofise ayrıca kaynak yaratmak ve masrafları ile başetmek gibi bir derdiniz olmaz.
Dezavantajlarına gelince, mesela Cuma akşamı iş çıkışı arkadaşlarınızla spontan bir şekilde bir şeyler içmeye gidemezseniz. Sizin evde olduğunuzu düşünen herkes, boş oturduğunuzu da düşünür. “Sen nasıl olsa evdesin” diyerek bir dünya angarya işi size yükleyebilirler çevrenizdekiler. Beraberinde home ofis kavramına alışkın olmayan bir çok insan yaptığınız işin ciddiyetinden ve kalitesinden şüphe duyar.
Sizin evden çalıştığınızı ve gerekirse sabahlara kadar çalışabileceğinizi düşünenler, diledikleri saatte sizi arayarak, sizden iş yapmanızı isteyebilirler.
“Saat 6 oldu, ben çıkıyorum arkadaşlar” demeyi özlersiniz.
Çünkü asla işten çıkamazsınız, bitmeyen bir mesainiz vardır.
Etiketler: çalışma > homeofis > mobilofis > ofis



HomeOffice çalışanların ortak sorunları sanırım bunlar, bir kaç aydır HomeOffice çalışmaya çalışıyorum da, çok zor gerçekten.
bence süper bişi evden çalışmak sabahları uyanması zor olan biri olduğum için benim için de güzel olabilirdi. ama mesleğim pek uygun diil ne yazık ki:) bu arada mousepadine bayıldım, kedi hastası bi insan olarak ilk gözüme çarpan o oldu. nerden alabilirim aynından diye sorsam ayıp olur mu ki:)
Monera, evde oturuyorum işte
p
Tuğba, hediye gelmişti o 3-4 sene önce
ama sanırım D&Rlarda vardı benzerleri
Koskoca 3 fotoğrafta bir inek bile göremedim, ne acı
oligomer dikkatli bak
) Bir de inek için adres burası değil, şurası: http://www.vayinek.com
)
Güzel bir yazı olmuş gerçekten
) Alıntı yaparak (Daha Yeni) blogumda yayınlamak isterim izin varsa tabii
[...] This post was mentioned on Twitter by İsmail Sait Alpagu, Zihni Babuz. Zihni Babuz said: Okurken insanı güldüren ve bazı yerlerde "evet ya haklı" dedirten bir yazı
http://bit.ly/bBNrES [...]
Çok güzel bir yazı olmuş, birçok müşterimiz de aynı dertten yakındığı için bizim servisli oflerimizi kullanmaya başladı. Studio Offices olarak 1-5 kişilik firmalar için ideal çalışma alanları yararttık. Bkz. http://www.studiooffices.com
Ayrıca müsade ederseniz bu yazıyı referans vererek yayınlamak isteriz.
Teşekkür ederim, elbette yazıyı yayınlayabilirsiniz.
Super yazi olmus… Simdi calistigim firmaya girmeden once bir firmam vardi… Office Istanbul bunyesinden sanal ofis olarak acmistim… tavsiye ederim… http://www.istanbulsanalofis.com websiteleri…
Evden çalışmak mümkün değil, özetle ortak sorunları dilegetirmişsin, bu arada masaüstün berbat halde temizleyemiyorsanda arka planıda ferah bişeyler yap